Bakırhan; “Yerel Yönetimler Reformu Değil Zorla El Koyma Yasasıdır” « Siirt'te Net

SON DAKİKA

Siirt’te bir genç intihar etti

SAĞLIK, SİİRT HABERLERİ

Bakırhan; “Yerel Yönetimler Reformu Değil Zorla El Koyma Yasasıdır”

Bu haber 04 Nisan 2016 - 16:33 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bir süredir AKP hükümeti tarafından gündem tutulan ve hazırlıkları tamamlanan ‘Yerel Yönetimler Reformu’yla ilgili yasa taslağı ilgili açıklamada bulunan Siirt Belediye Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, hazırlanan yasa taslağının;Yerel Yönetimler Reformu değil, halkın yerel iradesine iktidar tarafından el koyulmasının yasal kılıfına uydurma çalışması olduğunu söyledi.

Bir süredir AKP Hükümetinin gündeminde olan ‘DBP’li belediyelere kayyum atama ve bunun yasal  yolunun açılması  amacıyla  bir süredir devam eden çalışmalar neticesinde  hazırlıklarının  tamamlandığı ‘Yerel Yönetimler Reformu’yla ilgili yasa taslağının AKP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin açıklamalarıyla yeni bir boyut kazanırken, Siirt  Belediye Eş Başkanı   Tuncer  Bakırhan, bu gün yapılan Siirt belediyesi Nisan ayı meclis  toplantısının açılışında yaptığı konuşmada  “Yerel Yönetimler Reformu” yasa tasarısı  ile ilgili olarak  açıklamalarda  bulundu.

Bakırhan, AKP Hükümetinin, Kürt sorunu karşısında yaşadığı çıkmazı, halkın seçilmiş iradesi olan yerel yönetimleri cezalandırarak aşmaya çalıştığını ifade ederek,  “ Elbette ki her bakımdan gücü eline geçirmiş olması, istediği hukuksuzluğu yapmasına olanak sağlamaktadır. Ancak güç kullanarak ülkenin ihtiyaçlarına ve toplumun beklentilerini görmezden gelerek kendince çözümler üretmesi, çözümsüzlüğü daha da derinleştireceği kesindir” dedi.

“Özgürlükçü Bir Demokrasi Farklılıklardan Kaynaklı Sorunların Tek Çözümüdür”

Bakırhan, Farklı kimlik ve kültürlerin yoğun yaşadığı, potansiyel olarak ciddi çatışma ve gerilim noktalarına sahip olan Türkiye’nin, birlikte yaşama ihtiyacına demokratik çözümler üretmesi gereken coğrafi mekânların başında geldiği belirterek, “ Yaşadığımız coğrafyanın çoklu yapısıyla hiçbir şekilde bağdaşmayan aşırı merkeziyetçi, tekçi, otoriter bir anlayışla demokratik bir yaşamın kurulamayacağı güncelde yaşananlarla ortaya çıkmıştır. Ülkemiz bugün 2013 Newroz’undan itibaren geliştirilmeye çalışılan Kürt Sorununda Demokratik Çözüm Süreci’nin akamete uğramasıyla birlikte, geçmişle mukayese edilemeyecek düzeyde ağır bir çatışma ortamına sürüklenmiştir. Oysa geçmişte sorunun çözümü adına şiddettin her türlüsü denenmiş, ancak sonuç alınamamıştır. Bugün de bilindik yöntemlerle sorunun çözülemeyeceği bilinen bir gerçekliktir. Uygulanan politikalardan dolayı, farklılıklardan kaynaklı çatışma hali ülkenin adeta kaderi haline gelmiştir. Bu bağlamda farklılıkların birlikte yaşama ve aynı coğrafyayı paylaşma ihtiyacını karşılayabilme adına çok şey söylemek mümkündür. Ancak söylenecek her şey, “Nasıl bir demokrasi” sorusuna cevap üreterek anlam kazanabilir. Farklılıkların karşılıklı olarak birbirlerini tanıyacakları, kendilerini siyasal alanda özgürce ifade edebilecekleri, farklılıklarını koruyarak uzlaşabilecekleri çoğulcu, özgürlükçü bir demokrasi, yaşanan sorunların tek çözümüdür” şeklinde konuştu.

“Çıkartılmak İstenen Reform Yasası Değil Halkın Yerel Yönetim İradesine Zorla El Koyma Yasasıdır”

Yerel yönetimlerle ilgili yapılacak her düzenleme, ülkede demokrasinin geliştirilmesine hizmet ettiği oranda bir değer taşıyabileceğini  dile getiren  Bakırhan,  “Demokrasinin derinleştirilip geliştirilmesine hizmet etmeyen, toplumun beklentilerine karşılık vermeyen her düzenleme sorunların çözümüne değil, aksine ağırlaştırılmasına neden olur. Değişime ve demokratikleşmeye kapalı, tekçi, baskıcı, merkeziyetçi ve otoriter sistemleri demokratikleştirmenin panzehiri, güçlü demokratik yerel yönetimlerdir. Yerel yönetim organları merkezi yönetim karşısında özerklik kazanarak, halkın özyönetim organları olarak işlev gördüğü oranda, toplumsal demokrasi de gelişme ve derinleşme imkânına kavuşacaktır” dedi.

Bakırahan, AKP Hükümeti’nin gündemine aldığı, ‘Yerel Yönetimler Reformu Yasa Tasarısı’ iddia edildiğinin aksine antidemokratik bir düzenleme olduğunu ifade ederek, “AKP Genel Başkan Yardımcısı Özhaseki’nin çok açık şekilde ifade ettiği üzere, zorla el koyma yasasıdır. AKP iktidara geldiğinden bu yana Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şart’ı üzerindeki çekinceleri korumaya devam ediyor. Avrupa Birliği’ne tam üyelik için girişimlerini sürdürüp birlik hukukuna dâhil olmak için sözleşmelere taraf olsa da, sözleşmelerin gereğini eksiksiz yerine getirmekten imtina etmektedir. Dolayısıyla yerel yönetimlerle ilgili bir reformdan bahsetmek mümkün değildir. Bir reformdan bahsetmek için Yerel Yönetimler Özerklik Şart’ı üzerindeki çekincelerin kaldırılması, idari, mali ve siyasi vesayetin sonlandırılması gerekmektedir. Oysa bunun tam tersi yapılmak istenen, seçimle göreve gelen yerel organlar üzerinde vesayet kıskacını daha da sıkılaştırmak, gerektiğinde el koymaktır”  şeklinde konuştu.

Bugüne kadar DBP’li Belediyeler çok yönlü yargı ve vesayet kıskacına alınarak sindirilmeye, hizmet üretemez duruma getirilmeye çalışıldığını belirten Bakırhan, “ Ancak siyasi iktidar keyfi gözaltı ve tutuklamaların yanı sıra, neredeyse her ay günlerce süren müfettiş denetimleriyle umduğunu elde edemediğinden, zorla el koyma yoluna başvurmuştur. Yapılmak istenen düzenlemeyle, belediye başkanının görevden alınması halinde meclisin de feshedileceği, AKP adına yapılan açıklamalarla dile getirilmiştir. Hangi yasa çıkartılırsa çıkartılsın bu hukuk tanımazlığa meşruiyet kazandıramayacaktır. Bu durumun farkında olan hükümet, daha zorla el koyma uygulamasını yürürlüğe koymadan çok yönlü bir algı operasyonu başlatmış bulunuyor” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.