Çağdaş İslami Hareketler ve Şiddet Sorunu Konferansı « Siirt'te Net

SON DAKİKA

Çağdaş İslami Hareketler ve Şiddet Sorunu Konferansı

Bu haber 04 Nisan 2016 - 16:47 'de eklendi ve 9 views kez görüntülendi.

Siirt Üniversitesi İnsan Hak ve Hürriyetleri Topluluğun düzenlediği “Çağdaş İslami Hareketler ve Şiddet Sorunu Konferansı” Siirt Üniversitesi Merkez yerleşkesi Konferansa salonunda gerçekleşti.

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Demircan, İslam dünyasında son dönemde İslam üzerine ciddi oyunlar oynandığını belirterek, “Batı bir taraftan Müslümanlarla ilişiklerini inşa ederken Müslümanları anlamaya çalışırlarken diğer taraftansa Müslümanlarla ilgili bir imaj oluşturmaya çalışıyorlar. Batı medeniyeti Müslümanları vahşi olarak göstermek istiyor” dedi.

Konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Demircan, İslam sadece bizi ilgilendiren bir şey değil, batı medeniyetini ilgilendiren bir olgu olduğunu söyledi.

Demircan, batılılar öteden beri Müslümanlarla kuracakları ilişkileri anlamaya ve Müslümanlarla ilgili bir olgu fikir ve bakış açısı oluşturmaya çalıştıklarını dile getirdi.

İslam zerinde ciddi oyunlar oynandığını ve buna karşı toplumun uyanık olması gerektiğini aktaran Demircan, “Batı bir taraftan Müslümanlarla ilişiklerini inşa ederken Müslümanları anlamaya çalışırlarken diğer taraftanda Müslümanlarla ilgili bir imaj oluşturmaya çalışıyorlar. Batı medeniyeti Müslümanları vahşi olarak göstermek istiyor. Batı medeniyeti bunu yaparak kendisi için tehlike arz ettiği İslam’ı batıda yayılmasın mani olmak istiyor. Kendi vatandaşlarına canavar olarak takdim ediyor. İslam’la batı medeniyetinin Hristiyanlıktan önceki kökleriyle birlikte mutala edecek olursak karşılaşmaları Allah’ın Resulü dönemindedir. Sizin peygamberiniz peygamber değil, kitabınız vahi değil diyorlardı ve bununla bir taraftan kendilerini korumaya çalışıyorlar. Bugün hakim olduğumuz bu topraklar bir dönem batı medeniyetinin hakim olduğu topraklardır” diye konuştu.

– “Ekonomik güç Batının iştahını kabartıyor”

“Son iki asırdır İslam dünyasında teslim edilmiş olan enerji kaynakları ve ekonomik güç Batının iştahını kabartıyor” diyen Demircan, batının bir taraftan Müslümanların batıya gidişini engellemeye çalışırlarken bir taraftansa Müslümanların buradaki varlıklarını ele geçirme ve buraya hakim olma iddiaları olduğunu ifade etti.

Batı İslam Coğrafyasındaki kaynakları kullanmak istiyorsa buna göre bir tavır takınması icap ettiğini anlatan Demircan konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Nitekim bunun göstergesi olarak İslam dünyasında son iki asırdır bir parçalanmışlık var. Bu bahsettiğim, dışarıdan gelen etken birde iç etken var. Müslümanların ciddi bir siyasi bölünmüşlükleri var. Zihnen batı medeniyetine Müslümanlar maalesef teslim olmuş durumdalar. Bir kere bize ait bir medeniyetin olduğunun farkında değiliz, kaynaklarımızla ulaşabilme imkanlarımız oldukça sınırlıdır. Türkiye’de dil problemi var, başka ülkede eğitim problemi var. Geleneğimizle ve kültürümüzle olan ilişkimiz de ciddi sıkıntılar söz konusudur. Daru İslam dediğimiz topraklarda alternatif oluşturma kapasitesi gücü olan insanların ortaya çıkıp gerçekten bunu ifade edebilecek mekanizmaları yok. Birçok ülkede siyasi parti yok diktatörler tarafından yönetilen devletlerde Müslümanlar yaşamak zorunda bırakılıyorlar. Bunun kendisi bizatihi bir şiddettir. Bunun kendisi şiddeti besleyen unsuların başında geldiğini ifade etmek gerekir.”

– “Batıya baktığımızda aile çöküyor hatta ölüyor”

Gazeteci Yazar Nevzat Çiçek ise günümüzde Müslümanların oluşturulan kavramlar ve zeminler üzerinde hareket ettiğini söyledi.

Çiçek, batı medeniyletinin öne sürdüğü ifadelerin başında İslami fobia geldiğini belirterek, “İslami fobia, İslam ve terör tanımı bizim tanımımız değil, işgaller bizimkiler değil ona karşı verilen silahlı mücadele biden kaynaklı değil. Dolayısıyla sahanın ve oluşturulan kavramların kendisi de bizatihi batı kültürü tarafından bize dayatılan kavramlardır. Biz bundan nasıl çıkacağız sorusunu kendimize sormamız gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

– “DAEŞ’in oluşturduğu ve asla yan yana gelmeyecek bir İslam algısı var”
“İslam coğrafyasının enerji meselesi var ve bu enerji meselesi halen egemen güçlerin dünya savaşında verilen dizaynında büyük rol oynuyor ve bunun bir şekilde elde edilmesi ve bir şekilde transfer edilmesi noktasında iş birlikçi hükümetlere ihtiyaç var” diyen Çiçek şöyle konuştu:

“DAEŞ’in oluşturduğu ve asla yan yana gelmeyecek bir İslam algısı var. Madem DAEŞ bu kadar rahatsız olduğu bir örgüt, madem DAEŞ bu kadar İslam’a zarar veriyor. Madem senin batı değerlerine bu kadar zarar veriyor o zaman Türkiye ve Tunus’ta olduğu gibi bu iki ülkenin mevcut hareketi niye destekleyip bunu İslam coğrafyasına örnek olarak sunmuyoruz. Bunu kabul etmezler çünkü son yaşananların hepsi İslam’a karşı ortaya koyduğu bir İslam projesi var. Batı İslam’a karşı İslam projesini sergilerken esasında Avrupa’da yüz yıllık din savaşları gibi seküler bir din oluşmasını istiyor. O seküler dinin oluşması gibi, batı nasıl ki Pazardan pazara kiliseye gitti nasıl ki Protestanlar ve Ortodokslar birbirlerini kesti binlerce insan hayatını kaybetti ondan sonra nerdeyse Hristiyanlık bütünüyle sahadan çekildi aynı şey İslam coğrafyasında isteniyor”

Konferansa, Siirt Valisi Mustafa Tutulmaz, Siirt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Erman, Siirt İl Müftüsü Faruk Arvas, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım derneği Başkanı Metin Yardım ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Konferansın sonunda dernek tarafından düzenlenen Suriyeliler için un kampanyasına en fazla katkıyı sunan İl Müftüsü Arvas’a plaket verildi.

ihh4-vert

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.