ÇOCUK İSTİSMARI « Siirt'te Net

SON DAKİKA

ÇOCUK İSTİSMARI

Bu biyografi 05 Şubat 2020 - 10:20 'de eklendi ve 20 views kez görüntülendi.

Ailelerin ve sosyal çevrenin çocuk üzerinde uyum göstermesi gereken konuların başında çocuk istismarı gelmektedir. Sosyal uyum ile ilgili çalışmalar, ailenin çocuk üzerindeki ilk etkilerinin son derece önemli olduğunu göstermiştir. Evlerinde yakın bir ilgiyle demokrasinin birleştiğini gören çocuklar, özgür ve arkadaşlarıyla ilişkilerinde daha etkin, daha girişken, yaratıcı fikirler ileri sürebilen, fikirlerini serbestçe söyleme eğiliminde görülen çocuklar olmaktadırlar. Buna karşılık daha sert bir denetim altında tutulan ya da eğitim yöntemleri değişken olan ailelerde büyüyen çocuklarda ise, karşı çıkma ve saldırganlık gibi yollarla kendini kabul ettirmek istemekte ve kendi iç dünyalarını açıklamakta zorluğa uğramaktadırlar. Gerek evde gerek çevre koşullarında çocuk istismarları boy göstermekte olup, olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Anne-babalar, çocuklarının bağımsızlık uğruna giriştikleri çabaları destekledikleri ve zor durumlarda onlara yardımcı oldukları takdirde, çocuklarda bağımsızlık duygusunun kolayca geliştiği görülür. Hor gören, cezalandıran ya da hem sevip hem de soğuk davranan anne ve babaların çocukları bağımlı bir kişilik yapısına sahip olmaktadırlar. Çocuk istismarlarının önüne geçmek gerek. Bu istismarlarla baş edebilmek için toplumun bilinçlenmesinin yanı sıra ailenin de çocuk için gerekli önlemleri alması gerek.

Dengeli, duygusal ve toplumsal etkileşimin güçlü olduğu aile ortamında yeterli güven, sevgi içinde büyüyen çocuklar gelişimleri için gerekli deneyimleri edinebilirler. Her anne-babanın bilerek ya da bilmeyerek çocuklarına karşı tutumları değişik olabilmektedir. Bazı çocuklar daha çok sevilmekte, bazıları istenmeyen çocuk olarak görülmekte, bazılarına baskı yapılmakta, bazılarına ise daha çok hoşgörü gösterilmektedir. Bütün bu tutumlar, çocuğun hem kişiliğinin, hem de sosyal gelişiminin değişik biçimler kazanmasına yol açabilmektedir. Bundan dolayı ki çocuklara karşı olan tutumlarımızın yerine ve zamanına uygun olması neticesinde sıkıntılarımızın azalması görülmektedir. Çocuk istismarları sadece fazla ilgi ve ilgisizlikle oluşmamaktadır. Çocuk istismarlarında kendini bilmeyen insanlar cinsel istek ve dürtülerini tatmin edebilmek için de kullanırlar. Asıl konumuz bu aslında. Çocuk istismarı ve ihmali

Toplumlar arasında sosyokültürel faklılıklar olması ve çeşitli disiplinlerce incelenmesi nedeniyle istismar ve ihmalin evrensel bir tanımını yapmak pek mümkün değildir. İstismar, 0-18 yaş grubundaki çocuğun kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici olan, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalması olarak tanımlanmıştır. Ama bu demek değil ki insanlarımız sadece 0-18 yaş gurubunu kapsar. İstismarlar her yaşta var ama bizim konumuz çocuk istismarı olduğundan dolayı 0-18 yaş grubunu ele aldık. Çocuğun fiziksel, sosyal ve psikolojik gelişimini etkilemesi risk altına sokması istismar olgusunun bir özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerekli temel ihtiyaçları karşılanmayan, cinsel bakımdan kullanılan, dövülen, karanlık odalara kilitlenen çocukların sayısı oldukça fazladır. Bu davranışların yanı sıra ebeveynin çocuğu dikkate almaması, gerekli özeni göstermemesi gibi pasif davranışları da çocuğa zarar verici olabilmektedir. Çocuk istismarları belirtilen durumlarda fazla görülmektedir.

Duygusal İstismar: Tanımlanması en zor ancak en sık rastlanan istismar türüdür. Psikolojik gelişmenin duraklamasına neden olacak sözel istismarı veya aşırı emirleri kapsayan, çocuğun kimliğini zedeleyen ve bozuk davranışları ortaya çıkaran tavırları içerir. Duygusal istismar diğer tüm kötü muamele biçimlerini şemsiye gibi altına toplayan bir olgudur.

Cinsel İstismar: Kız ya da erkek çocuğun yetişkin tarafından cinsel tatmin amacıyla doyum aracı olarak kullanılması, fuhuş ve pornografiye yöneltilmesidir.

Fiziksel İstismar: Çocuğun kaza haricinde yaralanması ve örselenmesi söz konusudur. En yaygın rastlanılan ve belirlenmesi en kolay istismar tipidir. Bir tokattan çeşitli objelerin kullanımına uzanan cezalandırma yöntemlerini kapsar.

Bu davranışları üzerinde durulmalı, bu davranışlar üzerinde kalıcı olan ve/veya çocuk için olumsuz etki yaratan durumların farkına varıldığı andan itibaren çocuk istismarına maruz kalanların gerekli tedbirlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini bilmek gerek. Aksi halde gelecek dönem çocukların olumsuz kimlik geliştirmeleri ve bu durumdan da olumsuz hareketlerde bulunmaları anbeandır. Genel anlamda çocuklar bizler için yaşam kaynağıdır. Onları istismar etmek yerine çiçek gibi sulayalım. Gelecek nesiller için yaşam kaynaklarıdır çocuklarımız. Onlara sahip çıkalım.

Ali KUTAY

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

GELDİĞİN GİBİ GİT KORONA!

Bazen elimde olmadan düşünüyorum, kötümser olmak istemiyorum ama o kadar görmemiz gereken insanları görüp de  görmemezlikten geldik ki, uzun süre kör, sağır ve dilsiz olduk. Dünyayı saran  bu virüs belki de gözlerimizin açılmasına, kulaklarımızın duymasına ve sesimizin çıkmasına  bir sebeptir diye düşünmeden edemiyorum. Senelerdir savaşın ortasında kalan insanları ve bu insanların minicik yavruların darmadağın olan hayatları, küçük bedenlerin acı çekişini, ellerinden alınan yaşamları... Sadece izledik; ne gördük ne de duyduk ve  her konuda olduğumuz gibi duyarsız kaldık , kendimize dert etmedik, hayatımıza rutin bir şekilde sanki hiç bir şey yokmuş gibi devam ettik... Yanarak ölmeyeceğimizi bile-bile bedenlerimizden  veya kalbimizden bir par…

DÜNYA İNSANLIK SINAVINDA!

Şimdi buradan ne yazsak-ne söylesek boş. İşte dünyanın hali ortada. Koca bir gezegen küçük bir virüs karşısında diz çökmüş durumda Korona can almaya devam ediyor. Bu süreç ne zamana kadar sürer bilemiyoruz. Daha ne kadar ölüm vakaları yaşanır ne kadar hastalık yayılır onu da bilemiyoruz. Aşı gelişir mi derman bulunur mu bu soruya da cevap veremiyoruz. Dünya bir bilinmezlik ve panik içinde. Sorular cevapsız. Umutsuz-karamsar bir tablo çizme niyetinde değilim. Ama ortada bir gerçek var. Eğer işin farkına varamaz ve ciddi önlemler alamazsak vah halimize. Çin’i örnek alırken İtalya’dan da ibret almak zorundayız. Çin bu virüsü nasıl yendi İtalya ve diğer Avrupa ülkeleri nasıl yenildi. Devletimiz üzerine düşeni yapıy…

KİM BU ŞEREFSİZLER!!!

18 Mart 2020 Çarşamba günü AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, dünya genelinde yaşanan KORONAVİRÜS ile ilgili ULUSA SESLENİŞ olarak yorumlanabilecek bir konuşma yaptı. Bütün TV kanallarından canlı olarak yayınlanan konuşmayı hem bir vatandaş, hem de bir gazeteci olarak pür dikkat ve hassasiyetiyle dinledim. 6 saat süren toplantının ardından,  Çankaya Köşkünün bir salonunda düzenlenen basın toplantısına davet edilen gazetecilerle bazı Sivil Toplum Örgütlerinin temsilcileri, bakanlar ve AKP’li siyasiler katılmışlardı. Basın toplantısının yapılacağı salonda oturuş şekli KORONAVİRÜS tedbirleri kapsamında düzenlenmiş, davetliler bir koltuk dolu, bir koltuk boş olacak şekilde oturmuşlardı. KORONAVİRÜS SALGINI dolayısıyl…

ZAFER ETKİNLİKLERİNE DE GÖLGE DÜŞÜRDÜ KORONA

Birçok ülkeyi esir alan korona virüsünün küresel bazdaki olumsuzlukları devam ediyor ve bu ölümcül virüsün en az zararla atlatılmasına gayret ediliyor vakaların yaşandığı ülkelerde... Bizlerde de virüsün görüldüğü açıklamasından sonra alınmakta olan önlemler yanı sıra tespit edilen vakaların sayısı ile yeni tedbirlere  yönelik bilgilendirmeler yapılıyor aynı zamanda... Ekonomik alanda da küçümsenmeyecek zararlara yol açacağı anlaşılan korona virüsü, dün 105. yılına ulaştığımız Çanakkale Zaferi etkinliklerine de gölge düşürdü ve çelenk koymakla sınırlandırıldı gerçekleştirilen etkinlikler... Halkımızın,  ölümcül virüsün endişesi içinde ne tür önlemler almaları gerektiğini dile getiren uyarılara pürdikkat kulak verirken, d…

SİİRTSPOR BAŞARACAK GÜÇTESİN

Bu güne gelmeden önce şöyle bir geçmişe baktığımızda bile Siirtin futbolda ne kadar güçlü olduğunu görüyoruz. Bölge genelinde futbolun daha tam olarak yaygınlaşmadığı dönemde bile 1950 lili yıllarda Siirt, başta Altay Fenerbahçe olmak üzere bir çok takıma futbolcu gönderme başarısını göstermiş bir ildir. Benim hatırladığım yani çocukluk ve gençlik yıllarıma denk gelen 1970-1985 li yıllarda da bölge genelinde adından söz ettiren Türkiye kupalarında ileri turlara kadar yükselen takımlarımız vardı. O dönemlerin Gençlikspor, Botan Sporu, Akın Sporu ve YSE Sporu unutulmaz bir şekilde hafızalara kazınmıştır. Geçmişi bu kadar güçlü olan bir takımın bu günkü durumuna baktığımızda da tıpkı Nasrettin Hocanın yağ, un ve şeker var o halde …

BİR BU TEHLİKE EKSİKTİ!

Dünya ülkelerinin önemli gündemlerinden biri, geçen yılın Aralık ayında Çin’de görülen ve başka ülkelere sıçrayan Korona virüsü olup, bazı Ortadoğu ülkelerinde ölüme yol açan bu virüse yönelik önlemler alınıyor ülkemizde… Önemli konuda sık sık açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanı İbrahim Koca, alınması gereken önlemlere dikkat çekerken “Mecbur bir durum olmadıkça yurt dışına çıkılmamalıdır…” diye de tavsiyelerde bulunuyor aynı zamanda… 4 bin kişinin söz konusu virüs nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtiliyor ve Ortadoğu ülkelerinin korkusu haline geldiğinin gözlemlenmesi; “Ortadoğu’da coğrafyasında binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan durumlar yetmezmiş gibi şimdi de Korona virüsünün yol açabileceği ölümle…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ