ÇOCUK İSTİSMARI « Siirt'te Net

SON DAKİKA

ÇOCUK İSTİSMARI

Bu biyografi 05 Şubat 2020 - 10:20 'de eklendi ve 14 views kez görüntülendi.

Ailelerin ve sosyal çevrenin çocuk üzerinde uyum göstermesi gereken konuların başında çocuk istismarı gelmektedir. Sosyal uyum ile ilgili çalışmalar, ailenin çocuk üzerindeki ilk etkilerinin son derece önemli olduğunu göstermiştir. Evlerinde yakın bir ilgiyle demokrasinin birleştiğini gören çocuklar, özgür ve arkadaşlarıyla ilişkilerinde daha etkin, daha girişken, yaratıcı fikirler ileri sürebilen, fikirlerini serbestçe söyleme eğiliminde görülen çocuklar olmaktadırlar. Buna karşılık daha sert bir denetim altında tutulan ya da eğitim yöntemleri değişken olan ailelerde büyüyen çocuklarda ise, karşı çıkma ve saldırganlık gibi yollarla kendini kabul ettirmek istemekte ve kendi iç dünyalarını açıklamakta zorluğa uğramaktadırlar. Gerek evde gerek çevre koşullarında çocuk istismarları boy göstermekte olup, olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Anne-babalar, çocuklarının bağımsızlık uğruna giriştikleri çabaları destekledikleri ve zor durumlarda onlara yardımcı oldukları takdirde, çocuklarda bağımsızlık duygusunun kolayca geliştiği görülür. Hor gören, cezalandıran ya da hem sevip hem de soğuk davranan anne ve babaların çocukları bağımlı bir kişilik yapısına sahip olmaktadırlar. Çocuk istismarlarının önüne geçmek gerek. Bu istismarlarla baş edebilmek için toplumun bilinçlenmesinin yanı sıra ailenin de çocuk için gerekli önlemleri alması gerek.

Dengeli, duygusal ve toplumsal etkileşimin güçlü olduğu aile ortamında yeterli güven, sevgi içinde büyüyen çocuklar gelişimleri için gerekli deneyimleri edinebilirler. Her anne-babanın bilerek ya da bilmeyerek çocuklarına karşı tutumları değişik olabilmektedir. Bazı çocuklar daha çok sevilmekte, bazıları istenmeyen çocuk olarak görülmekte, bazılarına baskı yapılmakta, bazılarına ise daha çok hoşgörü gösterilmektedir. Bütün bu tutumlar, çocuğun hem kişiliğinin, hem de sosyal gelişiminin değişik biçimler kazanmasına yol açabilmektedir. Bundan dolayı ki çocuklara karşı olan tutumlarımızın yerine ve zamanına uygun olması neticesinde sıkıntılarımızın azalması görülmektedir. Çocuk istismarları sadece fazla ilgi ve ilgisizlikle oluşmamaktadır. Çocuk istismarlarında kendini bilmeyen insanlar cinsel istek ve dürtülerini tatmin edebilmek için de kullanırlar. Asıl konumuz bu aslında. Çocuk istismarı ve ihmali

Toplumlar arasında sosyokültürel faklılıklar olması ve çeşitli disiplinlerce incelenmesi nedeniyle istismar ve ihmalin evrensel bir tanımını yapmak pek mümkün değildir. İstismar, 0-18 yaş grubundaki çocuğun kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici olan, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalması olarak tanımlanmıştır. Ama bu demek değil ki insanlarımız sadece 0-18 yaş gurubunu kapsar. İstismarlar her yaşta var ama bizim konumuz çocuk istismarı olduğundan dolayı 0-18 yaş grubunu ele aldık. Çocuğun fiziksel, sosyal ve psikolojik gelişimini etkilemesi risk altına sokması istismar olgusunun bir özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerekli temel ihtiyaçları karşılanmayan, cinsel bakımdan kullanılan, dövülen, karanlık odalara kilitlenen çocukların sayısı oldukça fazladır. Bu davranışların yanı sıra ebeveynin çocuğu dikkate almaması, gerekli özeni göstermemesi gibi pasif davranışları da çocuğa zarar verici olabilmektedir. Çocuk istismarları belirtilen durumlarda fazla görülmektedir.

Duygusal İstismar: Tanımlanması en zor ancak en sık rastlanan istismar türüdür. Psikolojik gelişmenin duraklamasına neden olacak sözel istismarı veya aşırı emirleri kapsayan, çocuğun kimliğini zedeleyen ve bozuk davranışları ortaya çıkaran tavırları içerir. Duygusal istismar diğer tüm kötü muamele biçimlerini şemsiye gibi altına toplayan bir olgudur.

Cinsel İstismar: Kız ya da erkek çocuğun yetişkin tarafından cinsel tatmin amacıyla doyum aracı olarak kullanılması, fuhuş ve pornografiye yöneltilmesidir.

Fiziksel İstismar: Çocuğun kaza haricinde yaralanması ve örselenmesi söz konusudur. En yaygın rastlanılan ve belirlenmesi en kolay istismar tipidir. Bir tokattan çeşitli objelerin kullanımına uzanan cezalandırma yöntemlerini kapsar.

Bu davranışları üzerinde durulmalı, bu davranışlar üzerinde kalıcı olan ve/veya çocuk için olumsuz etki yaratan durumların farkına varıldığı andan itibaren çocuk istismarına maruz kalanların gerekli tedbirlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini bilmek gerek. Aksi halde gelecek dönem çocukların olumsuz kimlik geliştirmeleri ve bu durumdan da olumsuz hareketlerde bulunmaları anbeandır. Genel anlamda çocuklar bizler için yaşam kaynağıdır. Onları istismar etmek yerine çiçek gibi sulayalım. Gelecek nesiller için yaşam kaynaklarıdır çocuklarımız. Onlara sahip çıkalım.

Ali KUTAY

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

HALK “GÜZEL”E HASRET!

Halkımıza vaat edilenlerin lafta bırakıldığı gerçeğini görenlerin, her geçen gün refahtan biraz daha uzaklaşmaya yönelik tepkileri tırmanıyor şimdi… Özellikle, zorunlu ihtiyaç kalemlerinin fiyatlarına yansıtılan aşırı zamlar sıkıntıya sokuyor halkımızı ve bu gerçeğin umursanmadığı görüşünü paylaşanlar, yerel seçimler öncesi dile getirilen iki söyleme atıfta bulunarak; “Her şey çok güzel olacak ve bu söze karşılık olarak da daha güzel olacak denilmişti ama ne çok güzel şeylere, ne de daha güzel şeylere tanık olmadık, tam tersine güzel olan her şeye hasret bırakıldık!...” diye dile getirmekteler tepkilerini… Avrupa’dan iki katı ücretle ithal edildiği belirtilen doğalgaz fiyatına son iki yılda yaklaşık %60 oranında zam yapılırk…

STKLARIN GÖREVİ VE KGK

Avrupa ülkeleri dahil kalkınmalarını sağlamış ülkelerde klasik devlet anlayışında ki yapının aksine kamu erkinin yaptığı bir çok görevi dernek, vakıf, sendika veya benzeri isimlerle faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri üstlenmekte ve bu hizmetleri çok daha güzel bir şekilde yerine getirmektedirler. Çünkü burada devletin genelde hantal ve mevzuata aşırı bağlı olan yapısının yerine, gönüllülük esasına dayanan ve oldukça pratik bir yapı yer almaktadır. Son yıllarda ülkemizde de bu yönde bir ilerleme görülmektedir. Örnek alabileceğimiz ülkelerdeki kadar olmasa da, daha önce devletin uhdesinde olan birçok görevi artık sivil toplum örgütleri üstlenmekte veya devletin o ilgili kurumuna destek amacıyla çalışmalar yürütmektedirler. Ülkemizde bası…

SİİRT’İN TANITIMINA ÖNEMLİ BİR KATKI VE VEFA (1)

Köklü bir tarihi, zengin bir kültürü, harikulade güzel ve bakir bir doğası olan ancak bir türlü yeteri kadar tanıtımı yapılamayan ilimizi birileri sessiz sedasız bir şekilde tanıtmaya devam ediyor. Bu kişilerden birisi de, yaklaşık 20 yıldan beri her yaz dönemini kızgın ve yakıcı güneşin altında, toz toprak içerisinde kazı çalışmalarını sürdürerek Milattan Önceki tarihimizi aydınlatan Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç.Dr Haluk Sağlamtimur’dur. Doç. Dr. Sağlamtimur’un kazı çalışmalarına değinmeden önce bunlara ilişkin son bir gelişmeyi anlatalım. Amerika’nın dünya genelinde bilim çevreleri tarafından saygınlığı kabul edilen ART NEWS dergi ve sitesi son on yılın en önemli kazılarını belirlemek ü…

MİSBAH YILMAZ DİYOR Kİ; DEPREMİN ŞAKASI OLMAZ

İnsanların hayatlarında karşılaşacakları en büyük tehlikeler doğal afet dediğimiz sel, heyelan, çığ ve deprem gibi felaketlerdir. Bunların çoğunu tamamen önlemek mümkün değildir. Ancak bunların bize verecekleri zararları biraz olsun azaltmak mümkün. Bunu da alacağımız tedbirler ve hayatımızı buna göre yönlendirme ile sağlarız. Deprem bu felaketlerin en başında bir afettir.Depremi önlemek mümkün değil, hatta önceden de tahmin etmekte.Ancak depremin nerede olabileceğini bilmek  artık mümkün.Çünkü bilim eski yıllardaki bilim değildir.Yer altında kilometrelerce derine inilerek inceleme yapılabiliyor. O derinlikte ki zeminin yapısı araştırılıp analizleri gerçekleştiriliyor.Bu analizler doğrultusunda depremin olma ihtimalleri ortaya çıkarılıyor. Bi…

İLİMİZİN KADERİ DEĞİŞMİYOR

Yine sonbahar geldi, yine hüzün mevsimi misali yine yeni bir yılın ilk il koordinasyon kurulunda bir önceki yılın genel bir değerlendirilmesi yapıldı.Ve yine içimizi bir burukluk bir üzüntü kapladı.Çünkü yine bir önceki yılın yatırımları tamamlanamamıştı.Yani yatırım fakiri bir memlekete ister hasbel kader isterse birilerinin çabaları ile gelen yatırımlar, görevini layıkıyla yerine getirmeyen bazı kendini bilmezlerin tutumu yüzünden gerçekleştirilemedi. Hem de öyle az buz bir oranda değil. Toplantıya başkanlık eden Vali vekili Zihni Yıldızhan teamüllere aykırı olarak yatırımların fiziki gerçekleştirme oranlarını vermedi, ancak nakdi gerçekleşme oranlarını verdi. Yatırımların nakdi gerçekleşme oranı geçen yıl ancak %76 olmuş. Yatırım ödene…

DEPREME NE KADAR HAZIRLIKLIYIZ?

Elazığ Sivrice merkez üssü 6.8 büyüklüğündeki deprem bir kez daha ülke gündemine depreme hazır mıyız? Sorusunu getirdi. Sadece Elazığ değil Türkiye'nin büyük bir bölümü deprem bölgesi. Biz de Siirt ve Siirtliler olarak acaba depreme hazır mıyız? Acaba Siirt Kurtalan veya diğer ilçelerde özel binalar, okullar, hastaneler ve kamu binaları deprem açısından yeterli güvenliğe sahip mi? Ruhsatı olan olmayan binalar, kaçak olan binalar kaç adet? Altyapılar, üst yapılar güvenli mi? Bunun gibi birçok soru vatandaşlar tarafından Elazığ’da yaşanan depremle birlikte tekrar sorulmaya başlandı. Elazığ'da yaşanan deprem sonrası acaba ilimizde yeterli düzeyde ambulans, umke araçları, kurtarma ekipleri ve yeteri derecede toplanma alanları var mı sorusu tekrarda…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ