Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...Hava durumu güncelleniyor...
HESABIM
Üye Ol

DUYARSIZLIĞIMIZIN ABİDESİ KANAL 56 TV

Yazılarımı yakından takip edenlerinde farkında olduğu gibi nacizane prensip olarak kişileri eleştirmem, toplumu eleştiririm. Toplum duyarlı olduğu zaman bireyler hata yapamaz, üzerlerine düşen görevi layıkıyla yerine getirirler. O nedenle kişileri eleştirmeyi işin kolayına kaçmak olarak görüyorum.

Yazar: Ayhan Mergen - Yazının Tarihi: 09 Nisan 2019

Yine yazılarımı yakından takip edenler sık sık toplumumuzun duyarsızlığından yakındığımı da bilirler.Yani kolay olanı değil, zor alanı seçiyorum. Kimse kusura bakmasın Siirt toplumu olarak çok duyarsızız. Özellikle  toplumsal konularda. Gördüğümüz her yanlışlığı düzeltme görevinin bize ait değil de, başkalarına ait olduğu düşüncesi bizde hakim. Hatta bu durumu geçtiğimiz aylarda yazdığım bir yazıda bizler farzı aynı değil, farzı kifayeyi seviyoruz diye dile getirmiştim. Güzel olan hayatımıza renk katacak her şeyi isteriz, bu en doğal hakkımız, ama o şeye ulaşmak içinde uğraşmanın doğal bir görev olduğunu göz ardı ederiz.

Bunun canlı örneğini uzun bir süreden beri yöneticiliğini yaptığım Kanal 56 Televizyonu oluşturuyor. Sokaktaki vatandaştan iş adamına siyasetçiden sivil toplum kuruluş yöneticilerine ve bürokratlara kadar kiminle görüşsek televizyonun yaşatılması gerektiğini ifade ediyor. Görüştüğümüz kişilere televizyon yayıncılığının çok pahalı olduğunu ve sahibinin hiçbir zaman kazanç beklentisi içerisinde olmadığını ve bu kadar yükü tek başına daha uzun süre üstlenemeyeceğini anlattığımızda  maalesef  çoğu zaman durum değişiyor.

Bir iki dakika önce “olur mu? Televizyon kapanmasın.” Diyenlerin önemli bir bölümü ya konuyu başka yönlere çevirmeye veya ellerindeki destek imkanlarını göz ardı ederek, timsah göz yaşları dökmeye ve başka kapıları işaret etmeye başlıyorlar. Şu kişi veya bu kurum size yardımcı olabilir, şu firma size reklam versin türünden nasihatlerin yol göstermelerin bini bir para haline geliyor.

Bu tutumumuz aslında kültürümüzde bir atasözü ve deyimlerimiz arasında da yerini bulan bir tutum. Arapçada bu gibi durumlar için “Le celu melekıl mevt baafu şe refiku.” yani ölüm meleği kendisine gelen kişi onu arkadaşına göndermiş diyerek güzel bir şekilde özetliyoruz.

Sonuçta bu tutum nedeniyle televizyon bu gün bir kez daha yayınlarına son vermek zorunda kalıyor. Umarım en kısa zamanda bu duyarsızlık huyumuzdan vazgeçeriz ve başta televizyon yayınları olmak üzere toplumsal çaba ile elde edilecek bütün kazanımları elde ederiz.

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın