Gerçeklerin Uydusu Enerjinin Merkezi Olurken « Siirt'te Net

SON DAKİKA

Gerçeklerin Uydusu Enerjinin Merkezi Olurken

Bu haber 08 Ocak 2020 - 15:33 'de eklendi ve 8 views kez görüntülendi.

DEAŞ terör örgütü ile mücadele etme adına Suriye’ye giren ve mevcut Suriye yönetimini alaşağı etmeyi hedefleyen ABD ile birlikte hareket etmiş ve yaşanan gelişmeler esnasında bir Rus uçağını düşürmüştük bilindiği gibi… Bu olaydan aylar sonra Rusya ile aramızdaki gerginliği gidermeye yönelik atılan adımlar oldu ve her geçen gün daha da gelişmeye başladı bu ülke ile olan ilişkilerimiz…

Kendilerinden S-400 füzeleri satın aldığımız için yıllardır “Müttefik” diye ifade edilen ABD’nin çok yönlü tepkilerine hedef olduk ve sözde Ermeni soykırımının kabul edilmesi, gösterilen tepkilerden biridir sadece… Tepkilere rağmen S-400’lerin satın alınmasından vazgeçilmediği gibi, her alandaki ilişkileri tırmandırma noktası önemsendi ve Rusya’nın lideri Putin dün iki ülkenin enerji alanındaki ilişkilerini en yüksek seviyeye ulaştıracak TürkAkım Projesinin açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte gerçekleştirmek için İstanbul’daydı, bölgenin arzulanmayan gelişmelere sahne olmasına yol açacak bir süreçten geçiyorken… Putin, ülkemize gelmezden önce Suriye’de Beşer Esad ile görüşmüş ve iki liderin Şam’daki Emevi Camiindeki birlikteliklerini yansıtan fotoğrafa yönelik değerlendirme yapıldı kamu oyumuzda… Davutoğlu’nun Başbakanlığı döneminde Esad’ın kısa zamanda devrildikten sonra Emevi Camiinde namaz kılınacağına dair söylemini anımsayan bir hemşerimizin, bulunduğu sohbet Meclisindeki hemşerilerimize; “Putin’in Şam’daki Emevi Camiine namaz kılmak için gitmediğini biliyoruz” diyerekten düşündüren bir espride bulunduğuna tanık olunca, hak verdim Suriye konusunda yanlış politikalar izlendiğini dile getiren vatandaşlarımıza…

Dün Haliç Kongre Merkezinde açılışı yapılan TürkAkım Doğalgaz Boru hattı, Rusya’nın doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak olan çok önemli bir projeyi yaşama geçirmiş olacak ve her iki ülke bu projeden ekonomik alanda küçümsenmeyecek kazanımlar elde edeceklerdir elbet… Türkiye’yi enerjide merkez ülke konumuna taşıyacak olan TürkAkım Projesinin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum hemşerilerimin de duygularına tercüman olarak…

Şüphesiz Erdoğan ve Putin, Ortadoğu’da yaşanan yeni gelişmeleri de dün masaya yatırarak nasıl önlem alınması gerektiği noktasında görüş alışverişinde bulunmuşlardır mutlaka… İran halkının “Efsane komutan” diye ifade ettiği ve kendisine büyük sevgi duyduğu anlaşılan İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin ABD tarafından öldürülmesi yanı sıra Suriye ve Libya konularının da iki liderin üzerinde durduğu en önemli hususlar olmuştur kanımca…

Süleymani’nin öldürülmesine en üst düzeyde tepki gösteren İran’ın Devrim Muhafızları Ordusu ABD’nin Irak’taki Ayn el-Esad Hava üssünü füzeyle vurması, bundan sonra bölgede nasıl gelişmeler yaşanabileceği endişesini büyütmüştür daha da… Yıllardır Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerden en çok zarar gören ülke olarak daha dikkatli olmamız gerektiğini dile getiren kamu oyumuzun bu görüşü göz önünde bulundurulmalı diyorum, enerjide merkez ülke konumuna gelmiş olmanın sevincini yaşarken…

Başkalarının Güçlenmesi

Hesaplarına Gelmez!..

Nükleer silah gücüne sahip olan ülkeler, başka ülkelerin böyle bir güce kavuşmasını istemezler ve buna soyunan ülkelerin önünü kesmek için ellerinden gelen her türlü melaneti seferber etmekten de çekinmezler. Bu güç sayesinde başka ülkelere haksız tasarruflarda bulunan ülkelerin başında ABD gelir ve İran’lı efsane komutanı öldüren bu ülkeye karşı İran yönetiminin gösterdiği tepkilerden biri; “Nükleer Anlaşma Taahhütlerini askıya aldığına” dair açıklamadır. İran’lı efsane komutanı öldürerek bölgedeki gerginliği tırmandıran ABD’nin Başkanı Trump Twitter hesabından; “İran, hiçbir zaman nükleer bir silaha sahip olmayacak..” ifadelerine yer verdi. Yani, “Biz nükleer silaha sahibiz, başkasının böyle bir güce sahip olmasına izin vermeyiz..” anlamına gelen bir açıklama yapmış bulunuyor. Trump, nükleer silah gücüne sahip olmanın verdiği küstahlıkla birkaç gün önce de yabancı güçlerin Irak’tan çekilmesi kararı alan Irak parlamentosunu tehdit etmiş ve bu ülkede kurdukları tesislerin milyarlarca dolara mal olduğunu belirterek; “Uğradığımız zarar karşılanmadan Irak’tan çıkmayız..” demişti. Bu açıklamalara yönelik haberleri dinlerken, ya da okurken, başka ülkelerinin kendileri gibi nükleer güce sahip olmamaları için ellerinden gelen her türlü melaneti seferber ettiklerini bilmemek mümkün değil diye düşündüm ve kendilerine üs kurma yetkisi veren ülkelerin bu konuda kendilerini sorgulamadıklarına hükmettim. Böylesine saldırgan bir ülkeye üs kurdurmanın bir gaflet olduğu gerçeği, o ülkelerde yaşanan olumsuzluklardan anlaşılıyor ve İran dışında nükleer silaha sahip çıkmaya kalkışanlar olursa, onların önünü kesmek için de her türlü gayretin gösterileceği muhakkaktır.

Nükleer güce sahip oldukları için haksız tasarruflarda bulunan ülkeler, elbet günün birinde miatlarını dolduracaklardır ama miatlarını ne zaman dolduracakları noktasında şu an herhangi bir tahminde bulunmak mümkün değildir. Nükleer silah güçleri sayesinde başkalarına haksızlık edenlerin şerrinden korunmak için aynı güce sahip olmayanların çok dikkatli olmaları gerektiğini söylemek için kahin olmak gerekmez sanırım..

Yüce Rabbimiz, bizleri zalimlerin şerrinden korusun!.

Yusuf Salih Arıtürk

 

Yusuf Salih Arıtürk
Yusuf Salih Arıtürksiirtgazetesi@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.