Gerçeklerin Uydusu İstişare Önemlidir! « Siirt'te Net

SON DAKİKA

Gerçeklerin Uydusu İstişare Önemlidir!

Bu biyografi 26 Aralık 2019 - 17:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Peygamber Efendimizin (s.a.s) istişareye önem verdiğini ve istişareyi teşvik ettiğini dile getirdiği rivayet edilen Yemen asıllı sahabe Ebu Hureyre; “Ben, Resulullah’tan daha fazla arkadaşlarıyla meşveret eden birini görmedim..” buyururken, Kuran-ı Kerim’deki ayetleri en doğru şekilde tefsir ettiği ifade edilen gelen Iraklı Alim Alusi’nin de meşveret etmenin, yani istişarede bulunmanın taşıdığı büyük öneme “Her kim istişare ederse doğru yoldan mahrum kalmaz. Her kim de terk ederse hatadan kurtulmaz…” ifadeleriyle dikkat çektiği bir başka rivayet olup, bunların yanı sıra nice alimlerin daha aynı konudaki duyarlılıklarını dile getiren sayısız söylemleri gazeteniz Siirt’in sütunlarına sığdırmak mümkün değil derken, önemli konuya değinme gereğini duymamın nedenini paylaşmak isterim kamu oyumuzla…

Bugünlerde ülkemiz gündemine taşınmış olan “Kanal İstanbul Projesi” ne yönelik yapılan açıklamaları değişik TV kanallarındaki haberlerden izlerken; yapılması, ya da yapılmaması hususunda dile getirilen görüşleri başkaları gibi “Bir inatlaşma” olarak gördüm ve derin üzüntü duyduğum için yüce dinimizin istişare konusuna verdiği büyük öneme dikkat çekmeyi görev addettim ülkenin bir yurttaşı olarak…

Söz konusu proje için harcanacağı telaffuz edilen para miktarının yaklaşık 75 milyar olduğu belirtilirken böyle bir meblağın nasıl temin edileceği merak konusu oluyor elbet… Ekonomik alanda sıkıntılı bir süreçten geçiyorken böylesine bir projenin, 80 milyon yurttaşımıza ne kazandıracağı bilinmiyor ve yap-işlet-devlet modeli ile gerçekleştirilen bazı hizmetlerde olduğu gibi bir yöntem uygulandığı taktirde, ağır bedel ödeme durumunda kalınacağından endişe edilmekte… Milyonlarca işsizimiz kendilerine ekmek kapısı aralanmasını, yine milyonlarca yurttaşımız insanca yaşam koşullarının iyileştirilmesini beklerlerken Kanal İstanbul için 75 milyar lira harcanacak olması, düşündürmekte doğal olarak…

80 milyon insanımızı ilgilendiren bir konuda alınacak kararın sağlıklı olması, proje konusunda işin ehli uzmanların görüşlerini saptamakla mümkündür ancak ve bu beklentinin dikkate alınması gerekir kanımca da… Ülke yönetiminde söz sahibi olanların bu önemli konuda gözden kaçmayan inatlaşmayı bir kenara iterek sonuç almaya gayret etmeleri kaçınılmazlık arz ediyor ve bu kaçınılmazlığa riayet etmemek, hiçe saymak anlamına gelecektir milli iradeyi…

“Çılgın Proje” diye de ifade edilen “Kanal İstanbul Projesi” ni masaya yatırarak artı ve eksilerini sağlıklı şekilde saptamak, ülkemizin ve halkımızın menfaati gereğidir ve yüce dinimizin de istişare konusuna verdiği büyük önem dikkate alınarak bir karara varmanın hayır olacağı unutulmamalı!.. Sayın ilgililerin, halkımızın haklı beklentilerini göz önünde bulundurmaları dileğiyle…

Üretilenin Fazlasını Pazarlayabilmek

Ülkelerin kalkınmasında en önemli faktör her alandaki ihtiyaçları kendi bünyelerinde üretmektir ve bu görüşün aksini savunmanın söz konusu olamayacağını vurgularken, üretilenin fazlası için dış Pazar bulmanın da önem taşıdığı noktasının unutulmaması gerektiğini vurgulamak isterim.

Petrol ürünlerinin çok büyük bölümünü başka ülkelerden ithal ediyoruz ve nedeni, ülkemizde üretilen petrolün yetersiz düzeyde kalmasıdır. Yıllar önce ülkemizin özellikle Güneydoğusunda zengin petrol yataklarının bulunduğu, yapılan bazı araştırmalar doğrultusunda belirtilmiş ve petrol noktalarının bulunduğunu gösteren bir harita oluşturulmuştu. Yapılan petrol arama sondajlarında halen petrol bulunmuş değil ama, ilerde teknolojik imkanları daha iyi kullanma şansına kavuşulduğunda sözü edilen zenginliği kucaklayabiliriz.

Petrol ürünlerini şu an mecburiyetten ithal ederken, ithal etmememiz gereken ürünleri bile artık başka ülkelerden tedarik etme mecburiyetinde kalmış bulunuyoruz ve çok elverişli olan tarım sektörümüzde gelinen nokta, bu konuda en çok üzen olumsuzluktur. Savunma araç gereksinimlerimizin önemlilerini başka ülkelerden ithal ediyoruz ve bunun sebebiyet verdiği sıkıntı, Rusya’dan satın alınan S-400 füzeleriyle gün ışığındadır.

Bugün ülkemizin kendi imkanlarıyla üretilecek otomobilin tanıtımı yapılacağı önceden açıklandığından, açılacak tesislerde günde kaç otomobilin üretileceğini, üretilecek olan otomobillerden başka ülkelere ihraç edilip-edilmeyeceği noktasında nasıl bir açıklama yapılacağının kamu oyumuzda merak edildiğine tanık olduğum için, üretilenin fazlasına Pazar bulmanın da önem taşıdığına dikkat çekme gereği duydum. Bünyemizde üretilen ürünlerin fazlasını dış ülkelere pazarlayamazsak, ihracatımızı artırma şansına sahip olunamayacaktır.

Daha çok üretmenin gerekliliğinden söz ederken, ister istemez çok elverişli olan tarım sektörümüzün içine düştüğü yürekler acısı durumu anımsadım. Bu sektör sayesinde dünyanın kendi kendine yeterli olan 7 ülkeden biri olan ülkemizin, Buğday başta olmak üzere birçok tarımsal ürünü daha ithal etmek mecburiyetinde kalması, haklı olarak karamsarlığa yol açmaktadır. Mevcut tarım potansiyelimizi değerlendiremezken, başka üretim alanlarından nasıl olumlu sonuç alınabilir ki?. Her alanda üretmeyi hedeflerken, üretilenin fazlasını pazarlamayı da hedeflemeliyiz. Aksi halde, ihtiyaçlarımızı başka ülkelerden ithal etme bağımlılığımız büyüyecek ve ekonomimizi düze çıkarmayacağız!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İŞTE SİİRT İTFAİYESİ İŞTE SİİRT İNSANI

İŞTE SİİRT İTFAİYESİ İŞTE SİİRT İNSANI Antalya Manavgat ve Muğla Marmaris başta olmak üzere yurdun değişik illerinde çıkan orman yangınlarının yankıları devam ediyor. Bir yandan yangının yol açtığı zararlar  belirlenmeye ve mağdur olan vatandaşların yaraları sarılmaya çalışılırken, öbür yandan bu yangınların söndürülmesinde görev alan orman ve itfaiye teşkilatlarının öz verili ve fedakar çalışmaları konuşuluyor. Orman yangınlarının söndürülmesinde görev alan personelin kahramanlıkları ve canlarını tehlikeye atarak çalışma yürütmelerine ilişkin anekdotlar ulusal ve yerel basın organlarında yer almaya ve dost sohbetlerinde baş konu olmaya devam ediyor. Bu konuda Siirt haklı bir gururu taşıyor.Siirt Belediyesi İtfaiye Müdürü…

ÇALIŞMAMAYA ŞAHANE BİR BAHANE PANDEMİ

Son bir yılı aşkın bir zamandan beri ellerine geçen ve tepe tepe kullandıkları şahane bahane de pandemi. Pandemiyi bahane eden yönetici çalışmaz, halkın arasına karışmaz, Bunu gören personeli de yine pandemiyi öne sürerek; hiç çalışmaz, işini savsaklar, yeri gelir halkı tersler… Zatı muhterem kurum yöneticisi sırça köşkü olarak gördüğü makam odasına coronayı bahane ederek vatandaşı almaz. Şikayetleri duymaz. Olan; işi aksayan veya beklediği hizmeti alamayan ve üstelikte derdini üst makamlara iletemeyen vatandaşa olur. Bu böyle gitmez. En küçük kamu görevlisinden kurum en tepe yöneticilerine kadar herkesin tutum ve davranışını gözden geçirmesi gerekiyor. Bu ilin valisi Sayın Osman Hacıbektaşoğlu coronaya rağmen çok sık bir şekilde halk…

DİKADA YENİ DÖNEM VE SAYIN ALANLI

Ülkemizde faaliyet gösteren 26 kalkınma ajansından biri olan Dicle Kalkınma Ajansında yeni bir dönem başladı. Yılmaz Altındağdan boşalan genel sekreterlik görevine atanan Sayın Ahmet Alanlı yaklaşık 1.5 aydır bu göreve başladı. Alanlı Siirte de gelerek ilimizde görev yapan  basın mensupları ile tanıştı. 2009 kurulan bu kalkınma ajansını oğlumun da ilk görev yeri olması nedeniyle daima yakından takip ettim. Hatta daha kurulmadan önce bu ajansın kurulacağına dair  bir çok haber yaptım. O dönemde, Ticaret ve Sanayi Odası Başkan vekili kardeşim rahmetli Nedim Kuzu sayısız defalar açıklama yapmış ve bu ajansın kurulacağını duyurarak o dönemdeki siyasetçi ve bürokratları uyararak bu ajansın merkezinin Siirt olmasını istemişti. Bende bu açıklamaları …

KONUŞURKEN HEPİMİZ BİRER ÖMER GİBİYİZ!

Öyle bir zamanda diliminde yaşamaktayız ki.. Ne Ömer'in adaleti , Ne Yakub'un Sabrı , ne de Yusuf'un güzelliğinin izleri var hayatımızda.. İçimiz kararmış, kalbimiz kurumuş, gecelerimizden yıldızlar alınmış, gözlerimizdeki yaşlarımız bitmiş, derin ve hüzünlü bir hayatın içerisinde ömür tüketir olmuşuz. Bizi böylesine değiştiren zaman mı? yoksa bizler mi? kalplerimize kilit vurduk kestiremiyorum açıkçası.. Ama bütün bu hengamenin içinde hiç birimizin düşünemeyeceği bir gerçek var ki! İçimizde büyük bir vicdansızlığın, bencilliğin en uç noktasına gelmiş, merhamet duygumuzu, iyilik yapmayı, adaletli davranmayı, hak hukuk bilmeyi unutup hepsini dünya malına kurban etmişiz. Lakin konuşurken hepimiz birer Ömer gibiyiz , günahsız ve ada…

KEPENK İNDİREN İŞ YERLERİ VE ESNAFIN DURUMU!

Koronavirüs pandemisi yüzünden kapatılan, kapanan ve iflas eden iş yerlerinin haddi hesabı yok! Zaten ekonomik kriz vardı, koronavirüs pandemisi tuz-biber ekti. Her ne kadar ekonomik kriz yok denilse bile piyasada yaşanan durum ortadadır. İflas edenler, işçi çıkaranlar, işleri dönmediği için kepenk indirenler ve işleri bozulduğu için ödeme güçlerini kaybeden şirketlere her gün yenileri eklenmekte. Esnaflar açısından yaşanan durumun vahameti karşısında TESK (Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu) Genel Başkanı Sayın Bendevi Palandöken, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup göndererek esnafların sıkıntısını dile getirerek taleplerde bulundu. “Esnaf darda, ayakta zor duruyor. Borç ertelemesi ve nakit desteği şart” diyen Palandöken…

ÖZEL ASEMA HASTANESİ DEĞERLENDİRİLMELİ

Corona virüs salgını bir türlü önlenemiyor. Günlük pozitif  çıkan test sayısının ortalama 50 yi bulduğu dile getiriliyor. Bunların yüzdelik olarak çok az bir kısmının bile yatarak tedavi olması gerektiğinde mevcut hastanelerimizin buna cevap verebilmesi mümkün değil. Nitekim her üç hastanede doluluk oranı %100 e yaklaşmış durumda. Bunun yanı sıra üç hastanede de corona virüs hastalarının tedavilerinin sürdürülmesi diğer hastalıklara muzdarip vatandaşların tedavilerini aksatıyor. Devlet ve iki özel hastaneye diğer  hastalıklar nedeniyle başvuranların sayısı oldukça azalmış durumda.Vatandaş zorunlu olmadıkça hastanelere gitmiyor.Hatta rutin kontrolleri olan vatandaşlar bile bunları ertelemek zorunda kalıyorlar. Bu zorlukları bertaraf edebilmek am…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ