Gerçeklerin Uydusu Sağlık Hakkı « Siirt'te Net

SON DAKİKA

Gerçeklerin Uydusu Sağlık Hakkı

Bu biyografi 10 Ocak 2020 - 15:20 'de eklendi ve 7 views kez görüntülendi.

… Ülkemizde de halk sağılığının teminat altına alınmasını öngören Anayasal hükümler olmakla birlikte çekilmekte olan sıkıntıları asgari düzeyde bırakacak uygulamalar devreye sokulamıyor maalesef…

1961 ve 1982 Anayasalarımızda sağlık hakkı temel haklar arasında değerlendirmiştir, uluslararası insan hakları normlarını da göz önünde bulunduraraktan… Ne var ki, son yıllarda sağlık kurumlarının yaygınlaşmasına, gerekli sağlık personelinin sayısındaki artışa rağmen vatandaşlarımız sıkıntı yaşıyorlar önemli konuda… Genel Sağlık Sigortası primlerini ödemeyen yaklaşık 5 milyon yurttaşımızın 31 Aralık 2019 tarihinde borçlarını ödeme, ya da yapılandırmaması yüzünden tedavi göremeyecekleri belirtilirken, 1 yıl daha süre tanınarak 31 Aralık 2020 gününe kadar işlem yapmalarına olanak tanındı ise de kararın uygulamasına yönelik açıklamalar, insan sağlığının teminat altında olmadığı gerçeğini gözler önüne sermiştir bir kez daha… Çünkü prim borçlarını ödeme tarihi bir yıl ertelenen bu insanlarımıza; devlet hastaneleri ile devlet üniversitelerine ait hastanelerde muayene olma imkanı tanınırken, ilaçlarını eczanelerden parasız almaları hakkı verilmiş değil… Muayene ücretlerin de ayrıca kendilerine mahsup edilmiş olacak ve bu arada içlerinden bazılarının hastanelerde yatmalarının kaçınılmazlık arz etmesi durumunda kendilerine nasıl bir işlem uygulanacağına açıklık getirilmemiş gözlemlendiği kadarıyla…

İnsan sağlığını her şeyden önemli addeden bazı ülkeler, sağlık hizmetlerinin tümünü bedava veriyorlar ve bazı ülkeler ise rayına oturttukları sistemlerle yakınmasına meydan vermiyorlar hiçbir vatandaşlarının…

Şu bir gerçektir ki, devletlerin en önemli öncelikleri; halklarının sağlığı ile eğitimine sahip çıkmalarıdır ve bu iki beklentiyi en iyi şekilde icra eden ülkeler, sağlıklı kalkınmayı kucaklama hedefine ulaşıyorlar haliyle… İnsan sağlığının taşıdığı çok büyük önemi yıllar önce Kanuni Sultan Süleyman hasta yatağında; “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi/Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi…” sözleriyle dile getirerek uyardığı halde bu sözün sahibi olan bizler, bir çok ülkenin gerisinde kalıyoruz insan sağlığına gereken önemi vermede…

Genel Sağlık sigortası primlerini ödemeyen ve sayıları yaklaşık 5 milyon olarak ifade edilenlerin, bu konuda ihmalkar davrandıkları kanaatinde değilim başkaları gibi… İmkanları olsaydı mutlaka prim borçlarını yatırarak kendilerini ve bakmakla yükümlü aile fertlerini sıkıntıya sokmayacaklardı mutlaka… Demek ki ödeme gücüne sahip değiller ki, tehlikeye atmak mecburiyetinde kalıyorlar sağlıklarını… Bu konunun bir kere daha gözden geçirilerek 5 milyon insanımızın mağduriyetini sonlandıracak uygulamalarda karar kılınmalı diyerekten dikkatini çekiyorum etkili ve yetkililerin!…

Nasıl da Alkış Tutmuşlardı

Ülkelerini İşgal Edenlere

Ortadoğu’daki senaryoların yeni bir halkasını teşkil eden malum ABD-İran gerginliğinden söz edilen bir sohbet meclisinde, yıllar önce Irak’ın işgal edilmesine yönelik dile getirilen gerekçelere de değinilerek; “Irak’lılar İkinci Körfez Savaşı esnasında ülkelerini işgal eden ABD’li askerleri alkışlayarak karşılamışlardı..” ifadelerine de yer verildi. ABD’nin, çok tehlikeli bir ülke olduğunun bilinmesine rağmen, kendisiyle işbirliği yapanlar olduğunun da dile getirildiği sohbette, o dönemi çok iyi hatırlayan bir hemşerimiz; “Irak’ın kimyasal silah ürettiğini iddia edenler, diktatör olan Saddam Hüseyin’i de devirerek Irak halkını demokrasiye kavuşturacaklarından dem vuruyorlardı ve tüm bu söylenenlerin gerçek dışı olduğu zamanla anlaşıldı ama komşu ülke parçalandı gitti… Yine o dönemlerde Irak’ın kimyasal silah kullanacağından ve bu ülkeye olan yörelerimizin de böyle bir saldırının hedefi olabileceğinden söz edildiği için, korunmak adına kapı aralıkları ile pencerelerin kenarlarını bantladığımızı mutlaka benim gibi anımsayanlar vardır… Dillendirilen bu söylemin de gerçekle bağdaşmadığını ve birilerinin bu iddiayı bilinçli şekilde seslendirdiği görüşünü paylaştı çoğu hemşerimiz…” diyerek ABD’nin ne denli tehlikeli olduğunu vurguladı.

Irak’ta sular durulmuyor ve ülkelerini işgal eden ABD’lileri alkışlayan Irak’lıların pişmanlık duydukları belirtiliyorsa da bu pişmanlığın kıymeti harbiyesi yoktur. İşte pişmanlık duyduğu söylenen Irak’ın parlamentosu, bir müddet önce ABD ile İran arasında yaşanan olaylar sonrası aldığı “Ülkemizde bulunan yabancı birlikler çekilsin” kararı da, bir işe yaramayacak gibi. ABD Başkanı Trump’un yaptığı açıklamalardan birinin; “Buradaki üslerimiz milyar dolarlara mal oldu, zararımızı karşılayın” şeklindeki sözlerinin, alınan kararın umursanmayacağı anlamına geldiğini bilmeyen yoktur sanırım. ABD’nin başka ülkelerde de üsleri ve askerleri bulunmaktadır. Irak parlamentosunun aldığı karar nedeniyle Başkan Trump’un yaptığı açıklama,.bu nedenle oldukça düşündürücü.

Ortadoğu’da devreye sokulan ABD senaryolarının hedefi bellidir ve bu hedefi saptırmaya yönelik kimi zaman ileri sürülecek gerekçelere, bölge coğrafyasında yer alan ülkelerin bundan böyle olsun itibar etmemeleri menfaatlerinin gereğidir.

Yusuf Salih Arıtürk

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

DİKADA YENİ DÖNEM VE SAYIN ALANLI

Ülkemizde faaliyet gösteren 26 kalkınma ajansından biri olan Dicle Kalkınma Ajansında yeni bir dönem başladı. Yılmaz Altındağdan boşalan genel sekreterlik görevine atanan Sayın Ahmet Alanlı yaklaşık 1.5 aydır bu göreve başladı. Alanlı Siirte de gelerek ilimizde görev yapan  basın mensupları ile tanıştı. 2009 kurulan bu kalkınma ajansını oğlumun da ilk görev yeri olması nedeniyle daima yakından takip ettim. Hatta daha kurulmadan önce bu ajansın kurulacağına dair  bir çok haber yaptım. O dönemde, Ticaret ve Sanayi Odası Başkan vekili kardeşim rahmetli Nedim Kuzu sayısız defalar açıklama yapmış ve bu ajansın kurulacağını duyurarak o dönemdeki siyasetçi ve bürokratları uyararak bu ajansın merkezinin Siirt olmasını istemişti. Bende bu açıklamaları …

KONUŞURKEN HEPİMİZ BİRER ÖMER GİBİYİZ!

Öyle bir zamanda diliminde yaşamaktayız ki.. Ne Ömer'in adaleti , Ne Yakub'un Sabrı , ne de Yusuf'un güzelliğinin izleri var hayatımızda.. İçimiz kararmış, kalbimiz kurumuş, gecelerimizden yıldızlar alınmış, gözlerimizdeki yaşlarımız bitmiş, derin ve hüzünlü bir hayatın içerisinde ömür tüketir olmuşuz. Bizi böylesine değiştiren zaman mı? yoksa bizler mi? kalplerimize kilit vurduk kestiremiyorum açıkçası.. Ama bütün bu hengamenin içinde hiç birimizin düşünemeyeceği bir gerçek var ki! İçimizde büyük bir vicdansızlığın, bencilliğin en uç noktasına gelmiş, merhamet duygumuzu, iyilik yapmayı, adaletli davranmayı, hak hukuk bilmeyi unutup hepsini dünya malına kurban etmişiz. Lakin konuşurken hepimiz birer Ömer gibiyiz , günahsız ve ada…

KEPENK İNDİREN İŞ YERLERİ VE ESNAFIN DURUMU!

Koronavirüs pandemisi yüzünden kapatılan, kapanan ve iflas eden iş yerlerinin haddi hesabı yok! Zaten ekonomik kriz vardı, koronavirüs pandemisi tuz-biber ekti. Her ne kadar ekonomik kriz yok denilse bile piyasada yaşanan durum ortadadır. İflas edenler, işçi çıkaranlar, işleri dönmediği için kepenk indirenler ve işleri bozulduğu için ödeme güçlerini kaybeden şirketlere her gün yenileri eklenmekte. Esnaflar açısından yaşanan durumun vahameti karşısında TESK (Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu) Genel Başkanı Sayın Bendevi Palandöken, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup göndererek esnafların sıkıntısını dile getirerek taleplerde bulundu. “Esnaf darda, ayakta zor duruyor. Borç ertelemesi ve nakit desteği şart” diyen Palandöken…

ÖZEL ASEMA HASTANESİ DEĞERLENDİRİLMELİ

Corona virüs salgını bir türlü önlenemiyor. Günlük pozitif  çıkan test sayısının ortalama 50 yi bulduğu dile getiriliyor. Bunların yüzdelik olarak çok az bir kısmının bile yatarak tedavi olması gerektiğinde mevcut hastanelerimizin buna cevap verebilmesi mümkün değil. Nitekim her üç hastanede doluluk oranı %100 e yaklaşmış durumda. Bunun yanı sıra üç hastanede de corona virüs hastalarının tedavilerinin sürdürülmesi diğer hastalıklara muzdarip vatandaşların tedavilerini aksatıyor. Devlet ve iki özel hastaneye diğer  hastalıklar nedeniyle başvuranların sayısı oldukça azalmış durumda.Vatandaş zorunlu olmadıkça hastanelere gitmiyor.Hatta rutin kontrolleri olan vatandaşlar bile bunları ertelemek zorunda kalıyorlar. Bu zorlukları bertaraf edebilmek am…

BİR BAKANIN GEZİSİ VE BELEDİYEYE İŞÇİ ALIMI

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ilimizi ziyaret etti. Hem de bir bakan için oldukça uzun sayılabilecek bir ziyaretti. Neredeyse tam 24 saati bulan bir ziyaret. Bakanların ziyaretleri Siirt ölçekli küçük iller için büyük bir önem taşır. Özellikle valilik ve parti teşkilatı açısından önemi çok fazladır. Çok kısıtlı imkan ve personelle her şeyin bir saat  gibi dakik ve sorunsuz bir şekilde yürütülmesi gerekiyor. Bu da büyük bir emek ve bir planlama gerektiriyor. Bunu ben Valilik Basın ve Halkla  İlişkiler Koordinatörü olarak görev yaptığım yıllardan bilirim.Yoğun bir hazırlık yapardık.Her şeyi en ince teferruatına kadar düşünürdük.Çünkü beklenmedik bir sorun, bir aksama her şeyden önce moralleri bozacağı gibi  ilin vali ve il ba…

ANORMALLEŞMEYELİM!

Coronavirüs belası nedeniyle öngörülen önlemler arasında yer alan kısıtlamalara son vermeye yönelik normalleşme sürecine start verilirken sosyal mesafe, maske takma ve temizlik kurallarına riayet edilmediği taktirde, daha sert kısıtlamalara gidilebileceğine sürekli olarak dikkat çekildiği halde, vakalar için yapılan bilgilendirmeler, hedeflenen normalleşmenin uyarılara kulak verilmediğinden anormalleşmeye dönüştüğü gözlemleniyor. 14 Haziran'da vaka sayısının 1562'ye ulaştığının açıklanması endişe vericidir ve Sağlık Bakanımız başta olmak üzere Bilim Kurulu'nun bazı üyeleri de uyarılarını sürdürüyorlar. Vaka sayılarındaki artışın nedeni öngörülen kurallara riayet etmemek olduğuna göre bir an önce dile getirilen uyarılara uymanın dışında bir …

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ