GERÇEKLERİN UYDUSU YÜREKLER AĞZA GELDİ « Siirt'te Net

SON DAKİKA

GERÇEKLERİN UYDUSU YÜREKLER AĞZA GELDİ

Bu biyografi 26 Ocak 2020 - 10:28 'de eklendi ve 95 views kez görüntülendi.

Dışarıya kaçıştıktan çok kısa zaman sonra Siirt’in şiddetli şekilde sallanması nedeninin Elazığ ilçemizde Sivrice ilçesi merkezli meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki deprem olduğu öğrenilince, durumla ilgili orada ikamet eden akraba ve dostlarından telefonla bilgi almaya çalışanlar; “Elazığ ilimizde meydana gelen deprem ilimizi çok etkileyerek korku uyandırdığına göre oralarda ikamet eden vatandaşlarımız nasıl bir haleti ruhiye içindeler, ölü ve yaralı var mı, gerekli yardımlar ulaştırılmaya başlandı mı diye düşünmemek mümkün olabilir mi?..” diye de kaygılarını dile getiriyorlardı aynı zamanda.. Ne olup bittiğini bilmeyen küçük çocukların, toplanan kalabalığı süzerlerken dikkatimden kaçmayan endişeli bakışları, eksi 13-14 derece soğuğun yaşandığı belirtilen Elazığ ilimizde dışarıya çıkarılan çocukları düşünmeme neden oldu ve derin üzüntüm kat kat büyüdü daha da…

Gazeteniz Siirt’in bugünkü sayısı dün baskıya verilmişti, Elazığ’daki deprem öncesinden ve; “Ne Zaman Önemsenecek?” idi köşe yazımın başlığı… Yazımın son paragrafında; “…Yurdun bazı yörelerinde yaşanan depremlerle ilgili haberleri izlerken, sayıları milyonlarla ifade edilen depreme dayanıklı olmayan binaları bir an önce dayanıklı konuma getirmenin en öncelikli hizmet olarak telakki edilmemesini, çok önemli bir talihsizlik olarak görüyorum sağ duyu sahibi her yurttaşımız gibi…” demiştim ve yazımın mürekkebi henüz kurumadan Elazığ’daki depremi Siirt’te de endişelendirecek şekilde hissederken, önemli konudaki beklentinin gerçekleşmesi için azami gayretin seferber edilmesi gerektiği görüşüm, ağırlık kazandı daha da…

Ülkemizin her noktasında deprem riski altında olduğu gerçeği yıllar önce gün ışığına kavuşmuş ve akan yıllar içinde yurdumuzun değişik yörelerinde meydana gelen deprem afetlerinde bir çok yurttaşımız yaşamını yitirirken, ekonomimiz de zarar görmüş ama buna rağmen meydana gelen depremlerde daha çok can kaybı yaşanmasına sebebiyet veren “Binaların depreme dayanıklı olmaması” olumsuzluğunu gidermede yetersiz kalınmaktadır maalesef… Yurt genelinde depreme dayanıklı olmayan bina sayısının 7-8 milyon olduğu yetkili ağızlarca dile getirilirken, bu olumsuzluğun 15-20 yıl zarfında periyodik aralıklarla giderileceği ifadeleri üzücüdür elbet… Çünkü, insan yaşamı her hizmetten daha önemlidir ve bu görüşün aksi söylenemez kanımca…

Bu düşünceler içinde; Elazığ’daki depremde yaşamlarını yitirenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabırlar, yaralananlara acil şifalar dileyerek acılarını paylaştığımızı vurgularken, depreme dayanıklı olmayan binaların bir an önce depreme dayanıklı konuma getirilmelerinin kaçınılmazlık arz ettiğinin altını çiziyorum tekrardan…

Metin ARITÜRK

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

DİKADA YENİ DÖNEM VE SAYIN ALANLI

Ülkemizde faaliyet gösteren 26 kalkınma ajansından biri olan Dicle Kalkınma Ajansında yeni bir dönem başladı. Yılmaz Altındağdan boşalan genel sekreterlik görevine atanan Sayın Ahmet Alanlı yaklaşık 1.5 aydır bu göreve başladı. Alanlı Siirte de gelerek ilimizde görev yapan  basın mensupları ile tanıştı. 2009 kurulan bu kalkınma ajansını oğlumun da ilk görev yeri olması nedeniyle daima yakından takip ettim. Hatta daha kurulmadan önce bu ajansın kurulacağına dair  bir çok haber yaptım. O dönemde, Ticaret ve Sanayi Odası Başkan vekili kardeşim rahmetli Nedim Kuzu sayısız defalar açıklama yapmış ve bu ajansın kurulacağını duyurarak o dönemdeki siyasetçi ve bürokratları uyararak bu ajansın merkezinin Siirt olmasını istemişti. Bende bu açıklamaları …

KONUŞURKEN HEPİMİZ BİRER ÖMER GİBİYİZ!

Öyle bir zamanda diliminde yaşamaktayız ki.. Ne Ömer'in adaleti , Ne Yakub'un Sabrı , ne de Yusuf'un güzelliğinin izleri var hayatımızda.. İçimiz kararmış, kalbimiz kurumuş, gecelerimizden yıldızlar alınmış, gözlerimizdeki yaşlarımız bitmiş, derin ve hüzünlü bir hayatın içerisinde ömür tüketir olmuşuz. Bizi böylesine değiştiren zaman mı? yoksa bizler mi? kalplerimize kilit vurduk kestiremiyorum açıkçası.. Ama bütün bu hengamenin içinde hiç birimizin düşünemeyeceği bir gerçek var ki! İçimizde büyük bir vicdansızlığın, bencilliğin en uç noktasına gelmiş, merhamet duygumuzu, iyilik yapmayı, adaletli davranmayı, hak hukuk bilmeyi unutup hepsini dünya malına kurban etmişiz. Lakin konuşurken hepimiz birer Ömer gibiyiz , günahsız ve ada…

KEPENK İNDİREN İŞ YERLERİ VE ESNAFIN DURUMU!

Koronavirüs pandemisi yüzünden kapatılan, kapanan ve iflas eden iş yerlerinin haddi hesabı yok! Zaten ekonomik kriz vardı, koronavirüs pandemisi tuz-biber ekti. Her ne kadar ekonomik kriz yok denilse bile piyasada yaşanan durum ortadadır. İflas edenler, işçi çıkaranlar, işleri dönmediği için kepenk indirenler ve işleri bozulduğu için ödeme güçlerini kaybeden şirketlere her gün yenileri eklenmekte. Esnaflar açısından yaşanan durumun vahameti karşısında TESK (Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu) Genel Başkanı Sayın Bendevi Palandöken, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup göndererek esnafların sıkıntısını dile getirerek taleplerde bulundu. “Esnaf darda, ayakta zor duruyor. Borç ertelemesi ve nakit desteği şart” diyen Palandöken…

ÖZEL ASEMA HASTANESİ DEĞERLENDİRİLMELİ

Corona virüs salgını bir türlü önlenemiyor. Günlük pozitif  çıkan test sayısının ortalama 50 yi bulduğu dile getiriliyor. Bunların yüzdelik olarak çok az bir kısmının bile yatarak tedavi olması gerektiğinde mevcut hastanelerimizin buna cevap verebilmesi mümkün değil. Nitekim her üç hastanede doluluk oranı %100 e yaklaşmış durumda. Bunun yanı sıra üç hastanede de corona virüs hastalarının tedavilerinin sürdürülmesi diğer hastalıklara muzdarip vatandaşların tedavilerini aksatıyor. Devlet ve iki özel hastaneye diğer  hastalıklar nedeniyle başvuranların sayısı oldukça azalmış durumda.Vatandaş zorunlu olmadıkça hastanelere gitmiyor.Hatta rutin kontrolleri olan vatandaşlar bile bunları ertelemek zorunda kalıyorlar. Bu zorlukları bertaraf edebilmek am…

BİR BAKANIN GEZİSİ VE BELEDİYEYE İŞÇİ ALIMI

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ilimizi ziyaret etti. Hem de bir bakan için oldukça uzun sayılabilecek bir ziyaretti. Neredeyse tam 24 saati bulan bir ziyaret. Bakanların ziyaretleri Siirt ölçekli küçük iller için büyük bir önem taşır. Özellikle valilik ve parti teşkilatı açısından önemi çok fazladır. Çok kısıtlı imkan ve personelle her şeyin bir saat  gibi dakik ve sorunsuz bir şekilde yürütülmesi gerekiyor. Bu da büyük bir emek ve bir planlama gerektiriyor. Bunu ben Valilik Basın ve Halkla  İlişkiler Koordinatörü olarak görev yaptığım yıllardan bilirim.Yoğun bir hazırlık yapardık.Her şeyi en ince teferruatına kadar düşünürdük.Çünkü beklenmedik bir sorun, bir aksama her şeyden önce moralleri bozacağı gibi  ilin vali ve il ba…

ANORMALLEŞMEYELİM!

Coronavirüs belası nedeniyle öngörülen önlemler arasında yer alan kısıtlamalara son vermeye yönelik normalleşme sürecine start verilirken sosyal mesafe, maske takma ve temizlik kurallarına riayet edilmediği taktirde, daha sert kısıtlamalara gidilebileceğine sürekli olarak dikkat çekildiği halde, vakalar için yapılan bilgilendirmeler, hedeflenen normalleşmenin uyarılara kulak verilmediğinden anormalleşmeye dönüştüğü gözlemleniyor. 14 Haziran'da vaka sayısının 1562'ye ulaştığının açıklanması endişe vericidir ve Sağlık Bakanımız başta olmak üzere Bilim Kurulu'nun bazı üyeleri de uyarılarını sürdürüyorlar. Vaka sayılarındaki artışın nedeni öngörülen kurallara riayet etmemek olduğuna göre bir an önce dile getirilen uyarılara uymanın dışında bir …

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ