Siirt Valiliği’nin emri ile Siirt Belediyesi'ne bağlı Eğitim Destek Evi dün akşam saatlerinde kapatılmasını protesto etmek amacıyla yapılan basın açıklamasında konuşan Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak, eğitim destek evinin kapatılmasının öğrencilerine öğrenim haklarına karşı yapılan siyasi bir katliam olduğunu söyledi.
Siirt Belediyesi bünyesinde 2011-2012 eğitim öğretim yılında faaliyete başlayan ve belediye meclisi tarafından Celaled Ali Bedixan ismi verilen ve (X) harfinden dolayı valilik tarafından ismine onay verilmeyen Siirt Belediyesi’ne bağlı Eğitim Destek Evi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Valilik emri ile “Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme yönergesi doğrultusunda iş ve işlemlerin yapılmadığı” gerekçesiyle dün akşam saatlerinde kapatılmasına tepki göstermek amacıyla Siirt Belediyesi bahçesinde bir basın açıklması düzenledi.
Düzenlenen Basın açıklamasın, Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak, Eğitimsen Siirt Şube Başkanı Süleyman Beştaş, İHD Şube Başkanı Vetha Aydın, BDP İl yöneticileri, Tuhadder, Meyader, MKM, barış anneleri insiyatifi, Kesk Siirt şubelere platformu temsilcileri belediye meclis üyeleri, eğitim destek evi öğretmen ve öğrencilerinin yanı sıra yüzlerce yurttaş katıldı. Açıklamanın yapılmasından önce belediye konferans solonun da bir araya gelen yüzlerce eğitim desten evi öğrencileri, sınıflarından bulunan bir tahta üzerine ‘Eğitim destek evimizi kapata bilirsiniz, ama bizim düşüncelerimiz asla asimile edemezsiniz’ sınıflarından bulunan bir tahta üzerine sloganıyla birlikte, ‘eksik evrak bahane, farklılığa tahhamül yok’, ‘eğitime köstek değil destek olun’, ‘okumak Suç ise, bu sucu tekrar işleriz’, ‘em perwer ki azad dixwazin’, ‘mağdur olan biz olacağız, ama pişman olan siz olacaksınız’, ‘perwer mafe meye, mafe me qedeqe nekin’ dövizleri taşıyarak, sık sık ‘Eğitim hakkımız engellenemez’ ‘Eğitim hakkımız söke söke alırız’, eğitime zincir vurulamaz’ sloganları atarak ve kitaplarını havaya kaldırarak belediye bahçesine kadar bir yürüyüş gerçekleştirdiler.
Düzenlenen basın açıklamasında ilk olarak konuşan Eğitimsen Şube Başkanı Süleyman Beştaş, dün akşam saatlerinde her hangi bir gerekçe gösterilmeyerek sadece bir tutanak tutularak ,zorla , insanlık onuruna ve kamu personeline yakışmayacak bir şekilde eğitim destek evi çalışanlarına ilkelce hazırlanmış ve daha önce hiçbir alt yapısı hazırlanmamış, inceleme yapılmadan bir tutanak tutturularak Siirt Belediye bünyesinde faaliyet veren eğitim destek evinin kapatıldığını ifade ederek hazırlanan tutanağı basın mensupların göstererek, hazırlıksız bir şekilde ve hiç bir memurun bu basitlikte hazırlamayacağı bir tutanakla kapatma kararın verildiğini söyledi. Beştaş kararın hiçbir hukuki altyapının olmadığını, mili eğitim eğer burayı kapatmak istiyorsa öncede Siirt Belediyesine yasal çerçevede bir yazının yazılması ve gereken uyarılar yapılması gerektiğini ifade ederek ancak bütün bunlara rağmen hiç bir uyarının yapılmadığını ve kapatma kararın siyasi olduğunu eğer karar siyasi değil ise Siirt’te ve bütün ülkede bulunan ve kim tarafından açıldığı belli olmayan eğitim etüt evlerinin de kapatılması gerektiği ancak kim tarafından verilirse verilsin eğitime karşı olmadıklarını söyledi. Beştaş konuşmasının sonunda dün kapatılan eğitim destek evinde öğrenim gören öğrencilerin eğitimlerinden geri kalmaması için Eğitim Sen Siirt şube binasında bu öğrencilerin eğitimlere devam etmesi için her türlü imkanı sunacaklarını ifade ederek yapılan uygulamanın yoksul öğrencilerin eğitimlerine vurulan bir darbe olduğunu söyledi.
Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak ise yaptığı açıklamada, dün akşam saatlerin İl Milli eğitim Müdürlüğünün verdiği bir karar ve Siirt valiliğinin emri ile belediye bünyesinde faaliyet gösteren Eğitim destek evinin hukuka aykırı bir şekilde kapandığını ifade ederek yönetime geldikleri günden bu yana Siirt halkına her konuda yasal mevzuatlar çerçevesinde hizmet verme çabası içinde olduklarını söyledi. Sadak bir nebzede olsa belediye yönetimi olarak yoksul ailelere ve çocuklarını yardımcı olmak amacıyla çalışmalarını sürdürdükleri bir süreçte ve belediyesi büyük bir borç batağı altında devir aldıklarını ve bir yandan bu borçları ödemek için uğraşırken, diğer bir yandan da halka yol, su, park, kültür ve eğitim konusunda imkanlar çerçevesinde hizmet götürdüklerini, şehrin varlığı, durumunu ve gerçeğini zenginler ile paylaşıldığı kente bulunan yoksullar ile de paylaşmak kendilerine görev edindiklerini söyledi. b u anlamda belediyeler yasasının 14. maddesine gereğince yoksul ailelere her anlamda destek olma için çalışmalar başlattıklarını belirten Sadak, bu çalışmalar kapsamında yoksul ailelerin öğrencilerinin eğitimlerine destek vermek amacıyla belediye meclisinin oy birliği ile eğitim destek evinin kurulması ve isminin Celaled Ali Bedirxan olmasına yönelik karar aldığını ve bu kararın valilik tarafından onaylandığını, ancak ismi konusunda valiliğin (x) harfini gerekçe sadece ismini onaylamadığını ancak destek evinin açılmasına onay verdiğini söyledi. Hal böyle iken 2010 yılında barış umutlarının ülkenin dört bir yanında toplumu sardığını ifade eden Sadak, barışı hazım etmeyen güçler 2011 ikinci yarısından sonra ülkenin dört bir yanına ülkeyi çözümsüzlük sarmalına sardığını söyledi. ülkenin dört bir yanında her gün cinayetlerin işlendiğini, kanın oluk oluk aktığını belitten Sadak Buda yetmiyormuş gibi haksız ve hukuksuz gerekçeler ile binlerce Kürt Siyasetçinin, avukatın ve gazetecinin tutuklandığını ve bunların siyasi katliam olduğunu ve bu gün konuşan ben insanım diyen rahat yaşamadığı bir ortamda olsuklarını söyledi.
Sadak, tam bu sırada ve Başbakan yardımcısı Bülent Arınç’ın Mecliste bütçe görüşmelerinin kapanışı sırasında yaptığı konuşma ile barış umutlarının yeniden yeşermesine yönelik umutların arttığı bir dönemde konuşmanın karamanca karşılanması ve alkışlanması gerekirken ve alkışladıklarını ifade ederek barışın yolunun bu tür yaklaşımlardan geçtiğini, polisinde ve diğer devlet memurlarının da korkusuzca ve vatandaşa güvenilir bir ortamın sağlana bilmesinin yolunun ve gençlerin, halkın da bu benim polisimdir, bu benim başbakanımdır demesinin yolunun bundan geçtiğini söyledi. İş böyle iken burada bulunan gencecik ve geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitim öğretim yılının tam ortasında öğrenimsiz bırakmanın hiçbir vidana sığmadığını ifade eden Sadak, bu gençleri öğrenimsiz bırakmaktan utan mı yorumusunuz diye sorarak utanmıyorsanız Allahtan damı korkmuyor musunuz diye sordu. Basın her gün mülki idare amirlerinin ve kamu kurum ve kuruluş amirlerinin varoşlarda çocuklara şekerler dağıtım haberlerinin verildiğini hatırlatan Sadak, eğer bu böylede bu çocuklar şimdi eğitim görmesi gereken saatlerde neden verdiğiniz kararla şu anda yağmur altında haklarını arıyorlar yoksa yaptıklarınız yalan ve göz boyamamı diye sordu. Bu öğrencileri ve çocukları eğitim mahrum bırakarak ne yamak istiyorsunuz diye soran Sadak, öğrencilerin hakları için kendisine yüz yıl hapis bile verilirse mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
Enver ve Cemal paşaların yaptıkları katliamların hesaplarını bu gün ağır bir şekilde ödüyorsanız ve dünyanın tepkisini alıyorsanız, 12 Eylül deki poltiklarınız ve 90 yıllarda millet vekillerini tutuklayıp ve 5 binden fazla işlenen failli meçhulden utanıyorsanız ve ergenekona yüklendiğini ifade eden Sadak , bir gün bu destek evini kapatanlarda bir gün halkın karşına çıkmaktan utanacaklarını söyledi.
Eğitim destek evinin tamamıyla belediyeye bağlı olduğunu, belediyenin bütçesi el verdiği imkanlarda yoksul ailelerin öğrencilerine eğitim seviyelerini yükseltmek için açıldığını ifade Sadak, eğitim destek evinin yeniden açıklaması için demokratik, legal ve yasal çerçevede girişimlerde bulunacaklarını, hiçbir gerekçe gösterilmeden , hiçbir uyarı ve yazı gönderilmeden destek evinin kapatılmasının hukuksuz olduğunu ve valilik tarafından bunların yapılmamasına tepki göstererek yoksa gelen bir aniden gelen bir talimatı kabul etmek mi zorunda kaldı mı diye sordu.
Bu şehrin yöneticileri olarak bütün konularda ortaklaşmak zorunda olduklarını ifade eden Sadak, aksi takdirde ne kedisinin neden başkasının kente görev yapamayacaklarını, hizmette ve diğer konularda ortaklşılmadığı sürece, ülkenin ve kentin sorunlarının çözülemeyeceğini ve bunun da halka zarar vereceğini söyledi.
1924 anayasası ile Kürtlerin diline bir zincir vurulduğunu, ancak Kürtler tarih boyunca verdikleri bedeller ile adım adım o zinciri kırdıklarını ve bu gün her yerde Kürtçe konuştuklarını ve kendilerinin Kürt olduklarını ifade eden Sadak, eğitim destek evine zincir vuranların halk tarafından mahkum edileceğini ancak Selim Sadak ve destek evi öğrencilerinin tarihin karşına onurları ile çıkacaklarını söyledi.
Sadak konuşmasının sonunda öğrencilere inadına okumalarını ve yer mekan gözetmeksizin tüm imkansızlıklara rağmen eğitim ve öğretimlerine devam etmelerini istedi.
Yapılan konuşmaların ardından eğitim destek evi öğrencileri ‘Eğitim hakkımız, söke söke alırız’ sloganları eşliğinde belediye bahçesinden ayrıldı.

(1).jpg)
.JPG)