-
Reklam   
Kunye   
Iletisim                                                 
Facebook     
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Fransa’nın Kabul Ettiği Yasa Akla Bilime Ve Vicdana Aykırıdır

Fransa’nın Kabul Ettiği Yasa Akla Bilime Ve Vicdana Aykırıdır
Siirt Üniversitesi senatosu tarafından yayınlanan bir mesajda Fransa’nın Ermeni soykırımı ile ilgili olarak aldığı kararın akla bilime ve vicdana aykırı olduğu belirtildi.
03.02.2012 / 15:18


 



Fransa Meclisinin akla, bilime ve vicdana aykırı olarak “Sözde Ermeni Soykırımını” inkâr edenlerin cezalandırılmasını öngören yasa tasarısını, aklıselim sahibi bütün uyarılara rağmen kabul ettiği yasanın özgür düşüncenin susturduğu vurgulandı.



Açıklamada “Bu karar; tarihin ve tarihi gerçeklerin siyasal çıkarlara mahkûm edildiği, devlet ciddiyetinden uzak, düşünce ve ifade özgürlüğünü hiçe sayan talihsiz bir karardır. Üstelik bu kararın, kendisini düşünce ve ifade özgürlüğünün öncüsü olarak gören bir ülkenin meclisinde alınması son derece düşündürücü ve üzüntü vericidir. Zira aslında bu karar ile, Fransa’nın geçmişte kazandığı insan hakları, demokrasi, eşitlik, özgürlük ve adalet gibi tüm evrensel değerler inkar edilmektedir.



Bölgemizin barışa çok daha fazla ihtiyaç duyduğu böylesi bir dönemde, yalnızca basit siyasi çıkarlar doğrultusunda, Türk ve Ermeni halklarını karşı karşıya getiren böyle bir yasanın kabul edilmesi, Türkler ve Ermeniler arasına düşmanlık tohumları atmayı hedeflemektedir. Oysaki tarih, hiç bir zaman basit siyasi çıkar hesaplarına ve kişisel değer yargılarına bırakılamaz. Ayrıca tarihi yargılamak ve tarih üzerinden bir değerlendirme yapmak meclislerin görevi ve işlevi değildir. Ve asıl olan, tarihi susturmak değil, tarihi gerçeklerin tartışılması ve özgürce konuşulmasıdır. Ancak Fransa Ulusal Meclisi ve Senatosu’nun özgür düşünceyi susturarak tarihin konuşulmasını ve tartışılmasını engellemesi, bu iki Meclisin de konumlarına yakışmamıştır. Zaten alınan bu karar, Fransız toplumunun ezici çoğunluğunun bilgisi olmaksızın, çok az temsiliyetle ve ciddiyetten uzak bir şekilde ele alınmıştır.



Siirt Üniversitesi Senatosu olarak; temel insan hak ve özgürlüklerine, akla ve vicdana aykırı, çağdışı, çıkış noktası ırkçılık ve siyasal çıkarlar olan bu yasanın, Fransa Senatosu tarafından onaylanmış olmasını tarihi bir hata olarak kabul ediyor, bu kararın tarih boyunca iyi bir düzeyde devam eden Türk-Fransız dostluğunu zedeleyeceğini ve her iki ülkenin gelecekteki ilişkilerine de telafisi belki de imkânsız zararlar vereceğini düşünüyoruz. Ayrıca tarihi olayların değerlendirilmesinin tarihçilere bırakılması gerektiğine inanıyor, kısa vadeli politik çıkarlar için girişilen bu tür bilim dışı ve ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı teşebbüslerin, tarih yazma hevesine kapılanların tarihlerinde birer kara leke olarak yer alacağını hatırlatmak istiyoruz. Bu anlamda 1789'da Fransa'da yayımlanan İnsan ve Yurttaşlık Hakları Bildirisi'ni hatırlatıyor; kararı, insan hakları, demokrasi, eşitlik, özgürlük ve adalet gibi evrensel değerleri yok sayan tarihi bir hata olarak görüyor ve bu girişiminden dolayı Fransız Ulusal Meclisi'nde bu kararı destekleyenleri kınıyoruz



Ancak, sözkonusu bu inkâr yasası'na karşı, Fransa Senatosu'ndan 77, Meclisinden de 65 sağduyu sahibi üyenin Anayasa Konseyi'ne yaptığı itiraz başvurusu umut vericidir. Fransa’nın birikim ve değerlerine ters düşen bu tablo karşısında daha fazla dayanamayan, kararın Fransız halkının büyük bir kısmınca benimsenmediğini fark eden bu aklıselim insanlar, tasarının iptali için gerekli imzaları toplamış ve Fransa’nın Anayasa Konseyi'ne başvuruda bulunmuştur. Fransa'yı Fransa yapan eşitlik, özgürlük ve kardeşlik ilkelerine yakışmayan bu yanlışın, değerli senatör, milletvekili ve aydınlarının çabalarıyla en kısa sürede düzeltileceğini umut ediyoruz. Şimdi yapılması gereken, soğukkanlılıkla bu anlamlı ve değerli girişimin sonuçlanmasını beklemektir. Sürecin sonunda geçmişte olduğu gibi Türk-Fransız dostluğunun tekrar kazanılmasını yürekten temenni ediyoruz.”denildi.


Etiketler:
Bu haber toplam 992 defa okundu
YORUMLAR
KEMAL GÜZEL-MÜHENDİS: 
"SİİRTE ÜNİVERSİTESİ SENATOSUNU BU DUYARLILIKTAN ÖTÜRÜ KUTLARIM"
Siirt üniversitesi Senatosunun, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin desteği ve Valeria Boyer'in girişimi ile senatodan geçen sözde ermeni soykırımı, Batının Türkiye üzerinden her zaman oynadığı satranç oyununa benzer. Bundaki politik oyunların yanısıra başka milletler üzerinden demogoji yapmaktır. Ermeniler piyon olmaktan hiç bir zaman kurtulamayacaklar. Onlar gerçeği bizden daha bilir. Bir Milletle binlerce yıl beraber yaşadıktan sonra neden işler bu duruma geldi..Önce bunu düşünmeleri gerekir.Küçük bir örnek vererek konuyu bitirmek istiyorum. Bir Siirtli olarak, Siirt ermenileri üzerinde yaptığım bir araştırmada, 1900 lı yıllarda Siirt'teki Nüfusun % 49'u Ermeni, % 45'i Arap, %6 sı Türk ve Kürt, Ermenilerin 3 Manastırı, 9 Kilisesi ve 5 Ruhban okulu, ki bunların en büyüğü Deyr Manastırı. Müslümanların ise 12 Cami ve 2 İdadiye mektebi bulunmaktaydı. Bundanda anlaşılacağı üzere, ermenilere her türlü kültürel ve dini özgürlükler verilmiş.Ta ki Osmanlı Rus Savaşlarına kadar. Ermeniler ruslar tarafından kandırılarak, kendilerine büyük ermenistan vaadi empoze edilmiş, akabinde taşnaklar çeteler oluşturarak, müslümanları katletmiş, yollarını kesmiş, evlerini yağmalamışlardır. Lakin Rusyada Bolşevik devriminin olması ve Rus ordularının geri dönmesi, Müslümanlara büyük umut vermiş, sadece katliama karışan ermeniler, yakalanarak (ki bunların sayısı 26 dır.) Siirt'in navala kasaba mevkiinde idam edilmişlerdir. Geriye kalan ermenilere dokunulmamış, hatta bazı siirtlilerce himaye altına alınmış, geri kalanların çoğu istanbul'a göç etmiştir. Saygılarımla
05.02.2012 / 13:25
YAZARLAR