Dışarıda yetişen bir imam ile medresede yetişen birinin aynı olmadığını söyleyen Şeyh Musa Derneği Başkanı Hayrettin Bilgili, 20 yıldır faaliyete olduklarını ve talebe yetiştirdiklerini belirterek: “Cumhuriyetten önce tüm imamlarımız medrese eğitimini görerek imamlık yapıyorlardı, Cumhuriyetten sonra bu belli bir dönemden sonra kaldırıldı, medreseler kapatıldı. Başbakan Yardımcısının yaptığı açıklama bizim açımızdan gayet olumlu ve güzel bir gelişme oldu. Bir medrese ilmini görmüş bir öğrencinin imam olması açısından dini açıdan çok daha iyi, dışarıdan atanan bir imama ile medreseden yetişmiş bir imama arasında çok fark var. Gerek ilmi, hadis, fetva vs. konularında medresede yetişen bir öğrenci, diğer okullarda yetişen öğrencilerden kat kat daha iyi, daha bilgili, daha ön görüşlü olduğu kanaatindeyim. Biz bunu çok olumlu karşılıyoruz. ben bir imam çocuğu olarak söyleyeyim; 1950'ye kadar bir mahallenin ve ya bir beldenin camisinin imamına, o mahallede ve ya beldede yaşayan halkın verdiği zekatlarla maaş sağlanıyordu. Buğday, arpa, koyun zekat olarak veriliyordu, imam da bunları satarak geçimin sağlıyordu. 1950 de kadrolaştılar. Kadrolaşma da sadece belli bir kesime; şehir ve ilçelere verildi. Bir çok köyümüzde zekat usulü halen uygulanmaktadır. Medresede eğitim alan, bugünün deyimiyle Kuran kurslarında yetişen bir hoca bir köye gidiyor, kadrosu olmadığı için halkın verdiği zekatla geçimini sağlamaya çalışıyor. Sosyal güvencesi yok. Hiçbir şeyi yok. Sadece birkaç kuruş parayla geçimini sağlıyor. Yeni uygulamayı kesinlikle destekliyoruz.»dedi.