YAZARLAR « Siirt'te Net

SON DAKİKA

Siirt’te araç şarampole devrildi 3 yaralı

SAĞLIK, SİİRT HABERLERİ, Şirvan Haberleri

KÖYLERİN SORUNLARI MASAYA YATIRILDI

SİİRT HABERLERİ, Siirt Valiliği
DÜNYANIN İLK VE TEK ÇOCUK BAYRAMI

Çünkü bu gün esas güç ve yetkinin millette olduğu bir kez daha tüm dünyaya haykırıldı.Ülkemizin emperyalist güçlerin elinden kurtarılmasını ve hatta sömürge olan bütün milletlere de örnek olmasını sağlayan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına bir kez daha teşekkürler. Bayram denince insanın aklına doğal olarak daha önceki yıllarda geçirdiği bayramlar geliyor. İsterseniz hepimiz şöyle 8-12 yaşlarında olduğumuz dönemlere gidelim.O yılların bayramlarını gözlerimizin önünden, bir sinema filmi izler gibi geçirelim. Ben hatırlayebildığım kadarıyla yazmaya çalışayım. O yıllarda bayramlar daha sade ve daha az masrafsız bir şekilde kutlanıyordu. Öğrencilerin çok önemli bir bölümü o yıllarda giyilmesi zorunlu olan önlüklerle katılıyo…

OTİZM İLE YAŞAMAYA BAŞLAMAK

Zaman içindeki belki daha önce adını bile duymadığınız otizm konusunda çok şey öğreneceksiniz. Ama sizin için en önemli bilgiler her zaman diğer otistik çocuk ailelerinin, yani sizin gibi otistik ile yaşayanlardan gelenler olacaktır. Amacımız yaşadığımız hayatın ortak noktalarından çıkardığımız sonuçları ve aldığımız dersleri sizlerle paylaşmak ve sizin, bizim birçoğumuzun kaybettiği zamanı kaybetmeden, yaptığımız yanlışlara düşmeden bu yeni ve farklı yaşama başlamanızda size küçük bir yol haritası çıkarmak. Durum ne olursa olsun kendinizi suçlu hissetmeyin. Otizm sizin suçunuz değil. Teşhis sonrası birçok anne baba, otizme sebep olabileceklerini varsaydığı bazı nedenlerden dolayı kendilerini yâda eşlerini suçlayabiliyorlar. Ama asl…

DUYARSIZLIĞIMIZIN ABİDESİ KANAL 56 TV

Yine yazılarımı yakından takip edenler sık sık toplumumuzun duyarsızlığından yakındığımı da bilirler.Yani kolay olanı değil, zor alanı seçiyorum. Kimse kusura bakmasın Siirt toplumu olarak çok duyarsızız. Özellikle  toplumsal konularda. Gördüğümüz her yanlışlığı düzeltme görevinin bize ait değil de, başkalarına ait olduğu düşüncesi bizde hakim. Hatta bu durumu geçtiğimiz aylarda yazdığım bir yazıda bizler farzı aynı değil, farzı kifayeyi seviyoruz diye dile getirmiştim. Güzel olan hayatımıza renk katacak her şeyi isteriz, bu en doğal hakkımız, ama o şeye ulaşmak içinde uğraşmanın doğal bir görev olduğunu göz ardı ederiz. Bunun canlı örneğini uzun bir süreden beri yöneticiliğini yaptığım Kanal 56 Televizyonu oluşturuyor. Sokaktaki…

Derneğimiz Misyon Ve Vizyonumuz

1980 Siirt/Eruh doğumlu olup 22 yıl ve halende devam eden ve çeşitli alanlarda PKK terör örgütü ile etkin rol almakla beraber 2009 yılında kurulan Özel Atmaca Timi tim komutanı olarak görevini icra etmekte 2017 yılında kurulan yukarıda adı geçen Siirt Güvenlik Korucuları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçilen Sayın Nuri YILDIZ evli olup 5 çocuk sahibidir. Derneğimizle ilgili misyon ve vizyonumuz Siirt güvenlik korucuları yardımlaşma ve dayanışma derneği olarak vatana gönül vermiş bayrak aşkı ile yanan tüm güvenlik korucularımız ile birlikte ülkemizdeki son hain etkisiz hale gelene kadar devletimizin yanında olup vatana hizmet etmek. bu uğurda bir araya gelmiş olan tüm güvenlik korucularımızın maddi ve manevi olarak yanında…

Belediye Başkanı Taşkını Dinlerken

Belediyeye kayyum olarak atanan vali yardımcısı Ceyhun Dilşad Taşkın basınla bir araya geldi. On Ocak çalışan gazeteciler gününe denk getirilen bu toplantıda hem belediyenin yapmayı planladığı çalışmalar hakkında bilgi verildi ve hem de basın mensuplarının günleri kutlandı.   Sayın Taşkını bir gazeteci olarak Tillo Kaymakamı unvanıyla göreve başladığı ilk günden bu yana yakından tanırım. Kişiliğine iyi niyetine beyefendiliğine herkes gibi bende şahidim. Bu güne kadar kimseyi kırdığını duymadım. Bu yönüyle iyi bir seçim. Halkı ve personeli kucaklayabilecek yapıda bir insan. Ekibininde aynı şekilde iyi niyetli ve gayretli olduklarına inanıyorum.   Taşkın’ın basın toplantısında üzerinde önemle durduğu bir konu kardeş beledi…

Çevre, Toplum ve Yaşam

Günümüz yaşam çerçevesinde doğaya açılan bakış açımız gittikçe olumsuz yönde ilerleme kat etmektedir. Denizlerimiz, ormanlarımız, caddelerimiz, sokaklarımız hatta evlerimiz bile artık eski hijyenikliliğinden oldukça uzaklaşmıştır. Denizlerdeki boş pet şişelerimiz, lastik parçaları, şişeler inanmayacaksınız ama karpuz kabukları bile o güzelim denizlerde boy gösteriyor. Çevremiz…   Ormanlarımız eski yeşilliğinden uzak, kuş cıvıltıları oldukça az,  duyulan piknik alanı diye gidilip karşılaşılan çöp parçacıkları, insanların ne kadar doğaya önem verdiğinin göstergesidir. Caddelerde otomobillerin geçişi bir yana karşılaşılması gerekmeyen görüntüler, Evlerimizdeki radyasyonlar ve uyulmayan kurallar ve daha neler neler… Şehirleri…

(N)İSYAN

Hayat teselli bulmaktır diyor, bir doğu klasiği. Kemal Sayar kitaplarından birini bu sözle yayımlıyor. Ne güzel bir söz. Hayatın faniliğini özetliyor sanki. Zira fani olan hayat hakiki hayata inkılâp edene dek insanoğlunun teselli bulmasını özetliyor adeta. Hayat teselli bulmaksa madem bu teselli nefsin arzuları, boş heva ve hevesleri uğrunda olmamalıdır.   Zira hayatın faniliğini anlamış bir insan hayat teselli bulmaktır diyorsa o vakit hayatı gerçeğe inkılâp ettirene dek ‘dünya ahretin tarlasıdır’ sırrınca tarlayı gereği gibi ekme gayretinde olmalıdır. Hayat teselli bulmaktır hakikaten. Bir de şöyle bir yönü vardır bu tesellinin: Sevdiğinin peşinden bir daha ve ebedi olmak üzere buluşmak arzu ve ümidiyle teselli bulmaktır. İnsan en sevdiğini…

İNSANLIK NERDE?

Velhasıl çok garipsin insanoğlu; Bir yandan başın esfeli safilinde bir yandan hayvandan da aşağı olabilirsin. Ne garip bir durum evet insanoğlu eğer insanlığını yitirirse hayvandan daha aşağı bir seviyeye iner ve eşrefi mahlûkat olan sıfatlarımızdan tek tek ayrılır rezil bir duruma düşer. Peki, nedir bizi insan yapan Farklılığımız? Evet, biz biz yapan değerlerimiz öncelikle düşünme yetisi ancak ben sadece düşünme yetisini  kabul etmiyorum; bence bizi insan yapan, eşrefi mahlûkat yapan iyi insan olma amacı taşıyan düşüncelerimiz ve sadece düşünce de yetmez, bu düşüncelerimizi bilinçli bir şekilde hareketlerimize dökmemiz. Yani örnek verecek olursak; bir insan çalışmaz, haysiyetten yoksun akşama kadar boş boş dolanır, içer gelir eve eşine dünyayı d…

KAĞITTA İSRAF METALLERDE İSRAF VE CAMDA İSRAF (1)

Bu günde israf yaptığımız halde farkında olmadığımız birkaç konuya değinmek istiyorum. Kağıt israfı yapmayanımız var mı? Bilemiyorum. Ama sanırım, pek yok gibi. Evimizde, işyerimizde, kamu kurum ve kuruluşlarında büyük ölçüde kağıt israfı yapılıyor. Yıllar önce görev yapan memurlar her kağıdı değerlendirmeye çalışır, yanlış yazdıkları kağıtları atmaz onları müsveddelik olarak kullanmayı tercih ederlerdi. Daha tasarruflu olduğu içinde çoğu zaman samanlı kağıt dediğimiz ikinci kalite kağıdı kullanırlardı. Hatta o dönemin memurları bırakın kağıdı atmayı, gelen zarfları bile değerlendirirlerdi. O yıllarda kamuda genellikte sarı zarf kullanılırdı ve bu zarfların ön ve arka yüzleri aynıydı. Bu gün saygıyla andığımız o memurla…

BAĞLAR KORUNMALI

Bağların alan olarak azalmasının yanı sıra korunmaları da önemli bir sorun oluşturuyor. Artık yalnız üzüm değil, büyük ölçüde fıstıklıklara dönüşen bu bağlarda elde edilen ürünlerin çalınması her yıl sahiplerinin en büyük korkulu rüyasıdır. Bu korku yüzünden daha ürün tam olgunlaşmadan  hasadına başlanıyor. Bir örnek vermek gerekirse 40-50 yıl önce fıstığın toplanması için ilk yağmurun yağması bekleniyordu. Çünkü yağan yağmur ile birlikte hava biraz serinleyecek ardından tekrar yükselişe geçmesi sonucu oluşan sıcaklık farkı fıstığın sert kabuğunun daha rahatlıkla çatlamasına neden olurdu. Yine o dönemlerde gündüz ile gece arasındaki sıcaklık farkı da oldukça artmış oluyordu. Bu da çatlamanın hızlanmasına neden oluyordu.…

BU AY ÇOK OKUNANLAR

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ