Kırsal Kesimlerin Boşalması « Siirt'te Net

SON DAKİKA

Kırsal Kesimlerin Boşalması

Bu biyografi 16 Ocak 2020 - 16:53 'de eklendi ve 6 views kez görüntülendi.

İşsizliği gidermeye yönelik zaman zaman alındığı dile getirilen önlemler arzulanan sonucu vermiş olsaydı, işsiz sayısında azalma olacaktı ve işsizlerimizin sayısı arttığına göre sonuç vermeyen önlemler alındığını söylemek, doğru bir tespittir kanımca…

İşsizlik oranını aşağılara çekmek için alınması gereken önlemlerden biri; üretime yönelik tesislere vücut buldurmaktır ve devletimiz bünyesindeki güzelim tesisleri özelleştirenler yenilerini kurmayı düşünmezlerken, istihdam sağlamaları çağrısı yapılan iş adamları ise kulaklarını tıkıyorlar çağrılara… Özel sektörün iş sahaları açmaları beklentisine sıcak bakmayışlarının bir takım nedenleri varsa da bu nedenleri gidermek için bir gayret gösterilmediğini söylemek de yanlış bir tespit olmaz herhalde?.. Üretime yönelik yeni tesislerin yap-işlet-devlet modeli ile yerine getirilmesinin mümkün olduğunu bugünkü yazımda bir kere daha vurgularken, girişimcilerin çağrılara kulak tıkamaları nedenini saptayarak önlem almanın zor olmadığına da dikkat çekmek isterim ayrıca…

İşsizliği tırmandıran en önemli nedenlerden biri de; sanayi ve hizmet sektörlerinin terör sektöründen daha çok önemsenmeleridir ve üzülerek belirtmek isterim ki; bu tercih bir zamanlar ülkemizin kendi kendine yeterli olmasına vesile olan tarım sektörünün canına okumuştur adeta ve hizmet ile sanayi sektörlerine verilen önemden de arzulanan sonuçlar alınmış değil maalesef… Son yıllarda kırsal kesimlerden özellikle büyük kentlere olan göçler artmış ve büyük oranda azılmıştır kırsaldaki nüfus oranı bu nedenle… Göçü tetikleyen nedenler içinde, ekonomik koşullar başı çekiyor yine… Köylü yurttaşlarımız, geçimlerini sağlayacak bir gelire sahip kılınmış olsalardı başka yerlere göç etmezlerdi yoğun şekilde… Gerçi, eğitim, sağlık ve benzer hizmetlerden uzun zaman mahrum kılınmaları da göç etmelerinin nedenlerinden biridir ama, geçimlerini sağlayacak gelir gibi önem arz etmeyecekti onlar için… Göçün bir diğer nedeni güvenlik sorunudur ve bu nedenle göç edenler olmuşsa da, sayıları çok az orandadır, yetecek bir gelire kavuşmak için göç edenlerin sayısı yanında…

Kırsalımızdaki nüfusun başka yerlere göç etmeleri ekonomimiz için önemli bir kayıptır ve göç alan kentlerimize gelince, oralarda da yeni hizmetlere duyulan ihtiyaç, çoğu zaman sıkıntılara yol açmaktadır haliyle.. Bu arada göç alan yerlerde ekmeklerin küçülmesi de söz konusudur ve Siirt’ten bir örnek verecek olursam; geçmiş yıllarda seyyar satıcıların sayısı çok azken, şimdi kendilerine tahsis edilen alanlar yetersiz kalmakta ve bu durum, ekmeklerin küçülmesine yol açtığı gibi kimilerinin işini terk etmesine sebebiyet verince, işlerini terk edenler işsizler ordusuna iltihak etmekteler sonuçta… Kırsaldan büyük kentlere olan göçlerin, neden olduğu bir sürü olumsuzluklar daha vardır ve bu nedenle kırsaldaki yurttaşlarımızın göçlerine dur diyecek ciddi ve gerçekçi önlemleri acilen yaşama geçirmek gerekmekte!…

Toplu Taşımacılık

Önemsenseydi

Ülkemizde araç sayısının artmakta olduğu TÜİK’in açıklanan verilerinden anlaşılıyor. 2018 yılının Kasım ayında trafiğe kayıtlı olan 22 milyon 850 bin araç sayısı, 2019 yılının aynı ayında 23 milyon 170 bine ulaşmış bulunuyor ve bu sayı nüfusumuzun 4’te birinin çok üstündedir.

Araç sayısının böylesine yüksek olması nedeni, geçmiş yıllarda toplu taşımacılık hizmetine gereken önemin verilmemiş olmasıdır ve petrol ihtiyacının çok büyük bölümünü başka ülkelerden ithal etmekte olan ülkemizin, ithal kalemleri içinde en çok döviz ödediği kalemi teşkil eden petrolü dikkatli kullanmak için gereken duyarlılığı göstermiyoruz. Resmi kurum ve kuruluşlarda sözü edilen araba saltanatı bir yana biz vatandaşlar da ithal edilen petrol ürünlerini keyfi yere kullanarak ekonomimize zarar veriyoruz.

Demir yolu ağlarımız ülkenin en ücra köşesine ulaştırılmış olsaydı, günümüzde kayıtlı araçlar az sayıda kalacak ve nakliye açısından da tahminlerin üstünde ekonomik kazancı toplu taşımacılık önemsenmediği gibi, yurdumuzun her yerinde trafik rezaletine maruz kalınmayacaktı. Birçok yol ve caddelerimiz adeta otopark görünümündedir ve özellikle büyük illerimizde ikamet eden vatandaşlarımız şehir içi ulaşımda büyük sıkıntılar yaşamaktadır.

Yurdumuzun bazı yörelerinde hizmete sunulan hızlı trenlere sevinmemek mümkün değildir derken, öncelikle bu trenlerin kaza yapmamaları için en iyi şekilde önlem alınmasının kaçınılmazlık arz ettiğinin de altını çizmek isterim. Bunu söylerken; toplu taşımacık beklentisinin sadece bazı yörelerimizde hızlı trenleri hizmete sokmakla gerçekleşmeyeceğine de dikkat çekmeyi bir görev addediyorum. Demir yolu yurdumuzun her yerine ulaştırılmalı ki, trafik alanında çekilen sıkıntı daha da büyümesin.

Ülkemizin her yerinde önemli caddeler bile çoğu zaman otopark görünümü içindedirler ve araç sayısı artacağından, halkımızın çektiği trafik çilesi altından kalkılamayacak boyutlara ulaşacaktır. Yeni binalarda her daire için bir otopark alanı zorunluluğu uygulamasında denetimsizlik olduğuna da bu vesileyle dikkat çekiyorum.

Yusuf Salih Arıtürk

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

STKLARIN GÖREVİ VE KGK

Avrupa ülkeleri dahil kalkınmalarını sağlamış ülkelerde klasik devlet anlayışında ki yapının aksine kamu erkinin yaptığı bir çok görevi dernek, vakıf, sendika veya benzeri isimlerle faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri üstlenmekte ve bu hizmetleri çok daha güzel bir şekilde yerine getirmektedirler. Çünkü burada devletin genelde hantal ve mevzuata aşırı bağlı olan yapısının yerine, gönüllülük esasına dayanan ve oldukça pratik bir yapı yer almaktadır. Son yıllarda ülkemizde de bu yönde bir ilerleme görülmektedir. Örnek alabileceğimiz ülkelerdeki kadar olmasa da, daha önce devletin uhdesinde olan birçok görevi artık sivil toplum örgütleri üstlenmekte veya devletin o ilgili kurumuna destek amacıyla çalışmalar yürütmektedirler. Ülkemizde bası…

ÇOCUK İSTİSMARI

Ailelerin ve sosyal çevrenin çocuk üzerinde uyum göstermesi gereken konuların başında çocuk istismarı gelmektedir. Sosyal uyum ile ilgili çalışmalar, ailenin çocuk üzerindeki ilk etkilerinin son derece önemli olduğunu göstermiştir. Evlerinde yakın bir ilgiyle demokrasinin birleştiğini gören çocuklar, özgür ve arkadaşlarıyla ilişkilerinde daha etkin, daha girişken, yaratıcı fikirler ileri sürebilen, fikirlerini serbestçe söyleme eğiliminde görülen çocuklar olmaktadırlar. Buna karşılık daha sert bir denetim altında tutulan ya da eğitim yöntemleri değişken olan ailelerde büyüyen çocuklarda ise, karşı çıkma ve saldırganlık gibi yollarla kendini kabul ettirmek istemekte ve kendi iç dünyalarını açıklamakta zorluğa uğramaktadırlar. Gerek evde gerek çevre k…

SİİRT’İN TANITIMINA ÖNEMLİ BİR KATKI VE VEFA (1)

Köklü bir tarihi, zengin bir kültürü, harikulade güzel ve bakir bir doğası olan ancak bir türlü yeteri kadar tanıtımı yapılamayan ilimizi birileri sessiz sedasız bir şekilde tanıtmaya devam ediyor. Bu kişilerden birisi de, yaklaşık 20 yıldan beri her yaz dönemini kızgın ve yakıcı güneşin altında, toz toprak içerisinde kazı çalışmalarını sürdürerek Milattan Önceki tarihimizi aydınlatan Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç.Dr Haluk Sağlamtimur’dur. Doç. Dr. Sağlamtimur’un kazı çalışmalarına değinmeden önce bunlara ilişkin son bir gelişmeyi anlatalım. Amerika’nın dünya genelinde bilim çevreleri tarafından saygınlığı kabul edilen ART NEWS dergi ve sitesi son on yılın en önemli kazılarını belirlemek ü…

MİSBAH YILMAZ DİYOR Kİ; DEPREMİN ŞAKASI OLMAZ

İnsanların hayatlarında karşılaşacakları en büyük tehlikeler doğal afet dediğimiz sel, heyelan, çığ ve deprem gibi felaketlerdir. Bunların çoğunu tamamen önlemek mümkün değildir. Ancak bunların bize verecekleri zararları biraz olsun azaltmak mümkün. Bunu da alacağımız tedbirler ve hayatımızı buna göre yönlendirme ile sağlarız. Deprem bu felaketlerin en başında bir afettir.Depremi önlemek mümkün değil, hatta önceden de tahmin etmekte.Ancak depremin nerede olabileceğini bilmek  artık mümkün.Çünkü bilim eski yıllardaki bilim değildir.Yer altında kilometrelerce derine inilerek inceleme yapılabiliyor. O derinlikte ki zeminin yapısı araştırılıp analizleri gerçekleştiriliyor.Bu analizler doğrultusunda depremin olma ihtimalleri ortaya çıkarılıyor. Bi…

İLİMİZİN KADERİ DEĞİŞMİYOR

Yine sonbahar geldi, yine hüzün mevsimi misali yine yeni bir yılın ilk il koordinasyon kurulunda bir önceki yılın genel bir değerlendirilmesi yapıldı.Ve yine içimizi bir burukluk bir üzüntü kapladı.Çünkü yine bir önceki yılın yatırımları tamamlanamamıştı.Yani yatırım fakiri bir memlekete ister hasbel kader isterse birilerinin çabaları ile gelen yatırımlar, görevini layıkıyla yerine getirmeyen bazı kendini bilmezlerin tutumu yüzünden gerçekleştirilemedi. Hem de öyle az buz bir oranda değil. Toplantıya başkanlık eden Vali vekili Zihni Yıldızhan teamüllere aykırı olarak yatırımların fiziki gerçekleştirme oranlarını vermedi, ancak nakdi gerçekleşme oranlarını verdi. Yatırımların nakdi gerçekleşme oranı geçen yıl ancak %76 olmuş. Yatırım ödene…

DEPREME NE KADAR HAZIRLIKLIYIZ?

Elazığ Sivrice merkez üssü 6.8 büyüklüğündeki deprem bir kez daha ülke gündemine depreme hazır mıyız? Sorusunu getirdi. Sadece Elazığ değil Türkiye'nin büyük bir bölümü deprem bölgesi. Biz de Siirt ve Siirtliler olarak acaba depreme hazır mıyız? Acaba Siirt Kurtalan veya diğer ilçelerde özel binalar, okullar, hastaneler ve kamu binaları deprem açısından yeterli güvenliğe sahip mi? Ruhsatı olan olmayan binalar, kaçak olan binalar kaç adet? Altyapılar, üst yapılar güvenli mi? Bunun gibi birçok soru vatandaşlar tarafından Elazığ’da yaşanan depremle birlikte tekrar sorulmaya başlandı. Elazığ'da yaşanan deprem sonrası acaba ilimizde yeterli düzeyde ambulans, umke araçları, kurtarma ekipleri ve yeteri derecede toplanma alanları var mı sorusu tekrarda…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ