Aralarında benimde bulunduğum bu heyet Erbil, Duhak ve Zaho kentlerini gezdi. Oradaki yetkililerden sokaktaki insana kadar çeşitli kesimlerin görüşlerini alma imkanı buldu. 1994 yılından beri bu bölgede faaliyet gösteren Türk okullarını gezdi.
Gezi ile ilgili izlenimlerimizi aktarmaya çalışacağım. Yerel Arapçamızda kullanılan bir ata sözü vardır; İl hekey moyve kemettaş diye yani anlatmak görmek gibi değildir. Biz orada bunun geçerliliğini bir kez daha görme imkanı bulduk.
Cizre de Nuh Peygamberin mezarını ve diğer evliyaların türbelerini ziyaret ettik. Kürt edebiyatının ünlü aşk hikayesinin kahramanları olan Memu Zinin türbelerini ziyaret ettik. Rehberimiz Orhan Geyik bize bu trajik aşk hikayesini anlattı. O gün Cizre ve Silopi de esnaf Uludere olayları nedeniyle kapalıydı.
Her şeyden önce bölge, hayal edeceğimizden çok daha gelişmiş ve kalkınmış durumda. 900 bin ailenin bulunduğu bölgede tam 1200 bin araç bulunuyor. Her üç araçtan ikisi büyük silindirli arazili jeeplerden oluşuyor. Akaryakıt sudan ucuz. Bir litre motorin veya benzinin fiyatı bizim paramızla bir TL'nin altında. Sınıra yakın bölgelerde biraz daha yüksek olmakla birlikte, 08-09 krş aralığında seyrediyor. Bu araç bolluğu ve benzin ucuzluğu trafiğin keşmekeş olmasına yetmiş artmış bile.
Yılbaşı gecesi kaldığımız yurttan 15 km uzaklıktaki bir alış veriş merkezine gidebilmek için tam 1.5 saat zaman harcadık.
Yolda gördüğümüz trafik kazaları da çabası. Biz bunu yıllarca Saddam'ın zulmü altında inlemiş olan bir toplumun özgürlüğün tadını çıkarması olarak yorumladık.
Bölgede yalnız araç bolluğu yok. Çok modern alış veriş merkezleri de bulunuyor. Bizim büyük şehirlerdeki alış veriş merkezlerini aratmayan devasa büyüklükte modern alış veriş merkezleri var. Nitekim, biz bunlardan ikisini gezme imkanını bulduk.
Burada ülkemizden giden iş adamları ticaretin önemli bir bölümünü ellerinde bulunduruyorlar.
Beyaz eşyadan gıda ve giyim sektörüne, inşaat sektöründen eğitim sektörüne, kozmetikten otomotiv sektörüne kadar her sektörde, Türk firmalarını görmek mümkün.
Arçelik, Beko, Ülker, Kütahya ve Yurtbay Seramik, Lassa gibi bilindik markaların yanı sıra ismini ilk defa gördüğümüz markalarda yer alıyor.
1200 bin nüfuslu Başkent Erbil'de ikamet etme izni almış tam 60 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bulunuyor.
Doğal olarak bu büyük kitle zaten kültür olarak aramızda çok ta büyük farklılıklar olmayan bölge ile entegrasyonu kolaylaştırmış.