-
Reklam   
Kunye   
Iletisim                                                 
Facebook     
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

KUZEY IRAK GERÇEĞİ (1)

Siirt'te görev yapan yerel ve ulusal basın organlarının sahip ve çalışanlarından oluşan bir heyet geçen hafta sonu kuzey Irak özerk bölgesinde incelemelerde bulundu.
31.12.1969 / 18:00


Aralarında benimde bulunduğum bu heyet Erbil, Duhak ve Zaho kentlerini gezdi. Oradaki yetkililerden sokaktaki insana kadar çeşitli kesimlerin görüşlerini alma imkanı buldu. 1994 yılından beri bu bölgede faaliyet gösteren Türk okullarını gezdi.

    Gezi ile ilgili izlenimlerimizi aktarmaya çalışacağım. Yerel Arapçamızda kullanılan bir ata sözü vardır;    İl hekey moyve kemettaş diye yani anlatmak görmek gibi değildir. Biz orada bunun geçerliliğini bir kez daha görme imkanı bulduk.

    Cizre de Nuh Peygamberin mezarını ve diğer evliyaların türbelerini ziyaret ettik. Kürt edebiyatının ünlü aşk hikayesinin kahramanları olan Memu Zinin türbelerini ziyaret ettik. Rehberimiz Orhan Geyik bize bu trajik aşk hikayesini anlattı. O gün Cizre ve Silopi de esnaf Uludere olayları nedeniyle kapalıydı.

    Her şeyden önce bölge, hayal edeceğimizden çok daha gelişmiş ve kalkınmış durumda. 900 bin ailenin bulunduğu bölgede tam 1200 bin araç bulunuyor. Her üç araçtan ikisi büyük silindirli arazili jeeplerden oluşuyor. Akaryakıt sudan ucuz. Bir litre motorin veya benzinin fiyatı bizim paramızla bir TL'nin altında. Sınıra yakın bölgelerde biraz daha yüksek olmakla birlikte, 08-09 krş aralığında seyrediyor. Bu araç bolluğu ve benzin ucuzluğu trafiğin keşmekeş olmasına yetmiş artmış bile.

    Yılbaşı gecesi kaldığımız yurttan 15 km uzaklıktaki bir alış veriş merkezine gidebilmek için tam 1.5 saat zaman harcadık.

        Yolda gördüğümüz trafik kazaları da çabası. Biz bunu yıllarca Saddam'ın zulmü altında inlemiş olan bir toplumun özgürlüğün tadını çıkarması olarak yorumladık.

    Bölgede yalnız araç bolluğu yok. Çok modern alış veriş merkezleri de bulunuyor. Bizim büyük şehirlerdeki alış veriş merkezlerini aratmayan devasa büyüklükte modern alış veriş merkezleri var. Nitekim, biz bunlardan ikisini gezme imkanını bulduk.

Burada ülkemizden giden iş adamları ticaretin önemli bir bölümünü ellerinde bulunduruyorlar.

Beyaz eşyadan gıda ve giyim sektörüne, inşaat sektöründen eğitim sektörüne, kozmetikten otomotiv sektörüne kadar her sektörde, Türk firmalarını görmek mümkün.

Arçelik, Beko, Ülker, Kütahya ve Yurtbay Seramik, Lassa gibi bilindik markaların yanı sıra ismini ilk defa gördüğümüz markalarda yer alıyor.

1200 bin nüfuslu Başkent Erbil'de ikamet etme izni almış tam 60 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bulunuyor.

Doğal olarak bu büyük kitle zaten kültür olarak aramızda çok ta büyük farklılıklar olmayan bölge ile entegrasyonu kolaylaştırmış.

 

Etiketler:
Bu yazi toplam 1752 defa okundu
YORUMLAR
Hüseyin tetik: 
"Müttefikler"
Irak’a, Kuveyt’i boşaltmak için verilen sürenin bittiği 16 Ocak 1991 günü, Müttefik güçler askeri harekata başladı. Bir ay zarfında Irak mağlub olarak Kuveyt’ten çekilmek mecburiyetinde kaldı. Ateşkes antlaşması imzalanarak barış görüşmelerine başlandı. Amerika Irak’ın kuzey sınırındaki kürtleri korumak için askeri birlik bulundurmaktadır.
09.04.2012 / 05:43

"Büyük baş"
Beş sene sonra 30 Temmuz 1968’de de Baas Partisi yeni bir darbe yaparak ikinci defa yönetimi ele geçirdi. Saddam Hüseyin’in başkanlığındaki Devrim Komuta Konseyi ve Sosyalist Arap Baas Partisi bugün de işbaşındadır
09.04.2012 / 05:42
Burak bardak: 
"Roma konferansı"
1920’de yapılan son Roma Konferansında da Irak’ın İngiliz mandası altına girmesi kararlaştırıldı. 1930’da İngiltere Irak’a sözde bağımsızlık tanıdı. 1933’te de Faysal’ın oğlu Gazi, kral oldu. Irakİkinci Dünya Savaşına girmedi. Ancak bütün İngiliz sömürgeleri gibi savaştan etkilendi.
09.04.2012 / 05:42
Çetin ertek: 
"Düşmanları"
Irak’a göz koyan İngilizler, Birinci Dünya Savaşı sırasında 20 Kasım 1914’te Basra’ya girdiler. Ancak 29 Mayıs 1916’da Irak ve Osmanlı Kuvvetleri “Selman Pak” meydan savaşında İngilizleri yenerek tamamını esir ettiler. Birinci Dünya Savaşından sonra Osmanlılar bölgeden çekildiklerinden Iraklılar yalnız ve zayıf kaldılar. Bunu farkeden İngiltere 1918’de ordularını Musul’a soktu.
09.04.2012 / 05:41
Siirtli elif: 
"En parlak dönemleri"
eski günleri bulamayan Irak, sırasıyla Celayirliler, Timuroğulları, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Safevilerin hakimiyeti altında kaldı. 1515’te Kuzey Irak’ın Osmanlı topraklarına katılmasını takiben Kanuni Sultan Süleyman Han 1534’te ülkenin tamamını fethetti. Irak, Osmanlı hakimiyetinde kaldığı yaklaşık beş asırlık süre zarfında en parlak dönemlerini yaşadı.
09.04.2012 / 05:41
ferhat: 
""
İslamiyetin doğuşu ve hızla gelişmesi ile birlikte Müslümanlar uzun süre bölgeye hakim oldular
09.04.2012 / 05:40
Selim: 
""
Irak’ın bulunduğu Mezopotamya bölgesi dünyanın ilk önemli yerleşim merkezlerinden biridir
09.04.2012 / 05:39
Mahsun: 
""
ABD, Kürt grupları Eylül 1998'de Washington, D.C.'de biraraya getirerek süreci kendi denetimine aldı. Bu görüşmelerde iki grup arasında ateşkes antlaşması yapıldı. Kürdistan Bölgesel Yönetimi içinde meydana gelen iç çatışma 1991-2003 arasındaki dönemde çevre ülkelerin ve ABD'nin bölgeye dönük politikalarında değişikliklere neden oldu.
09.04.2012 / 05:36
Mahsun: 
""
ABD, Kürt grupları Eylül 1998'de Washington, D.C.'de biraraya getirerek süreci kendi denetimine aldı. Bu görüşmelerde iki grup arasında ateşkes antlaşması yapıldı. Kürdistan Bölgesel Yönetimi içinde meydana gelen iç çatışma 1991-2003 arasındaki dönemde çevre ülkelerin ve ABD'nin bölgeye dönük politikalarında değişikliklere neden oldu.
09.04.2012 / 05:36
Murat Hüdür: 
""
Bu dönemde Türkiye, 1997 yılının mayıs-ekim ayları arasında Talabani'nin yanında olan PKK'nın Kuzey Irak'taki kamplarına yönelik iki askeri harekât (Çekiç Harekatı ve Şafak Harekâtı) gerçekleştirdi.
09.04.2012 / 05:36
Pınar: 
""
1995 yazında sağlanan ateşkes ancak 1 yıl sürdü; ama hala devam ediyor galiba ya
09.04.2012 / 05:35
Göksel Söyler: 
""
Anlaşmazlıklar vardı ve bu anlaşmazlık Mayıs 1994'te iki taraf arasında bir iç savaşa (bırakuji) dönüştü ve Saddam Hüseyin yönetimine karşı Kuzey Iraklı Kürtlerin işbirliğine dayanan ABD politikası tehlikeye düşürdü. Bu gelişme üzerine, ABD devreye girdi ve iki tarafı Ağustos 1995'te Dublin'de biraraya getirdi.
09.04.2012 / 05:34
Selim Dağ: 
""
Merve arkadaşıma katılmıyorum.Çatışmanın nedeni Iraklı Kürt grupların Habur sınır kapısından geçen kamyonlardan alınan gelirin paylaşılması gibi gözükse de asıl neden temelde iki büyük aşiretin bölgeye egemen olma çabasıydı.
09.04.2012 / 05:33
Merve: 
""
Bağdat yönetiminin Kürt yönetimine uyguladığı yaptırım nedeniyle bu bölge için dünyayla bağlantı yalnızca Habur sınır kapısı ile Türkiye üzerinden sağlanıyor
09.04.2012 / 05:32
Hakan ertek: 
""
Evet çok doğru katılıyorum ve aynı yıl bölgesel parlamentonun oluşturulması için yapılan seçimlerde Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) oyların yüzde 45'ini, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ise oyların yüzde 43.6'sını aldı. Sandalyeler tabanı iki aşirete dayanan iki parti arasında neredeyse eşit olarak bölündü
09.04.2012 / 05:32
Murat marakçı: 
""
1970'te Bağdat yönetimiyle Irak'taki Kürt topluluğunun liderleri arasında varılan anlaşmayla oluşturulmasına karar verilen Kürdistan Bölgesel Yönetimi ancak 1992'de, Körfez Savaşı'ndan sonra hayata geçebildi.
09.04.2012 / 05:31
Büşra Ataker: 
""
Ellerinize sağlık çok güzel anlatmışsınız bu acı gerçeği ülkemizle bile kıyaslıya mıyoruz bile emeğinize sağlık
29.02.2012 / 06:07
Esra Uslu: 
""
Kültür farklılıklarımız var gelir farklılıklarımız var maddi açıdan onların kişi başına düşen gelirleri daha yüksek bana göre bizim ülkemize kalkınma politikaları daha güzel..
29.02.2012 / 06:05
Furkan: 
""
Kuzey ırak gerçeği başlığı altında olan yazınızı çok beğendim çok doğru tespitler yapılmış
29.02.2012 / 06:04
Mecit: 
""
Bence orası Türkiye'den de daha güzel kalkınma vs bu tür şeyler çok önemli
29.02.2012 / 06:03
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR