STKLARIN GÖREVİ VE KGK « Siirt'te Net

SON DAKİKA

STKLARIN GÖREVİ VE KGK

Bu biyografi 11 Şubat 2020 - 11:49 'de eklendi ve 45 views kez görüntülendi.

Avrupa ülkeleri dahil kalkınmalarını sağlamış ülkelerde klasik devlet anlayışında ki yapının aksine kamu erkinin yaptığı bir çok görevi dernek, vakıf, sendika veya benzeri isimlerle faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri üstlenmekte ve bu hizmetleri çok daha güzel bir şekilde yerine getirmektedirler. Çünkü burada devletin genelde hantal ve mevzuata aşırı bağlı olan yapısının yerine, gönüllülük esasına dayanan ve oldukça pratik bir yapı yer almaktadır.

Son yıllarda ülkemizde de bu yönde bir ilerleme görülmektedir. Örnek alabileceğimiz ülkelerdeki kadar olmasa da, daha önce devletin uhdesinde olan birçok görevi artık sivil toplum örgütleri üstlenmekte veya devletin o ilgili kurumuna destek amacıyla çalışmalar yürütmektedirler.

Ülkemizde basın alanı ile ilgili olarak iki önemli kurum görev yapmaktadır. Basın İlan Kurumu ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı yani eski adıyla Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü. Basın İlan Kurumunun görev alanı kısıtlı ve yalnızca vasıflı gazeteleri ilgilendirirken, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı çok daha geniş bir yelpazede görev yapmaktadır. Basın sektörü ve çalışanlarının sorunlarını çözmek, ülkemizin yurt dışında tanıtımını sağlayarak, ona ilişkin olarak belirli çevrelerce oluşturulmaya çalışan yanlış ve haksız algıyı kırmak bu kurumun en önemli görevidir.

Gerçekten başarılı faaliyetler gerçekleştiren bu kurumun yaptığı çalışmalara destek olmak amacıyla yakın zamanda yeni bir sivil toplum örgütü faaliyete geçti. 3335 Sayılı yasa gereğince kurulan ve 14 Ekim 2019 tarihinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından kuruluşu onaylanan Küresel Gazeteciler Konseyi. Bu konsey organlarını hızlı bir şekilde tamamlıyor. Onursal Başkanlığını duayen gazeteci Yavuz Donat’ın, genel başkanlığını da bir başka duayen gazeteci M.Ali Dim’in yaptığı Küresel Gazeteciler Konseyi il temsilcilerini belirledi.

Siirt il temsilcisi olarak, gelecek adına büyük umutlar vaat eden bu kuruluşun Malatya ve Niğde illerinde düzenlediği buluşmalara katıldım. Emekli İl Dernekler Müdürü olduğum için gönüllülük esasına dayalı çalışmaların sayısız defa tanığı olmuştum. Ancak buradaki gönüllülük gerçekten çok farklı. Kışın ağır şartlarının en yoğun olarak yaşandığı bir dönemde yurdun dört bir köşesinden gelen 55 il temsilcisi Niğde de buluştu. İnanın bir kamu görevlendirmesi olsaydı; ücretli olmasına rağmen bir çok kişi ya rapor, izin veya bir başka bahaneyle bu kış şartlarında oraya gitmemenin çaresine bakardı. Ancak iş gönüllülük esasına dayanınca ağır kış şartları bahar havasına dönüşüyor.

Bu kuruluşta dikkatimi çeken bir başka nokta da, organizasyondaki güçlü yapısı. Yıllardan beri faaliyet gösteren ve bu tür organizasyonlara imza atan bir çok kurumun değişik etkinliklerine katıldım. Ancak organizasyon kalitesinin bu kadar yüksek olduğu, her dakikanın programda belirlendiği şekilde gerçekleştiği çok az etkinlik gördüm.

Bunda şüphesiz en önemli etken başta Genel Başkan M.Ali Dim ve yönetim kurulu üyelerinin mütevazi kişilikleri ve samimiyetleri ile titizlikleridir. Bu nedenle başta Sayın Yavuz Donat, genel başkan M.Ali Dim ile yönetim kurulu üyelerine, Malatya ve Niğde temsilci ve ekiplerine, birde bütün bu organizasyonların isimsiz kahramanı genel başkan asistanı Meryem Kamburoğlunu kutluyor ve teşekkür ediyorum.

İnanıyorum ki çok bu konsey basının sorunlarının çözümünün yanı sıra kamu diplomasisi alanında çok yararlı faaliyetler gösterecektir

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

HALK “GÜZEL”E HASRET!

Halkımıza vaat edilenlerin lafta bırakıldığı gerçeğini görenlerin, her geçen gün refahtan biraz daha uzaklaşmaya yönelik tepkileri tırmanıyor şimdi… Özellikle, zorunlu ihtiyaç kalemlerinin fiyatlarına yansıtılan aşırı zamlar sıkıntıya sokuyor halkımızı ve bu gerçeğin umursanmadığı görüşünü paylaşanlar, yerel seçimler öncesi dile getirilen iki söyleme atıfta bulunarak; “Her şey çok güzel olacak ve bu söze karşılık olarak da daha güzel olacak denilmişti ama ne çok güzel şeylere, ne de daha güzel şeylere tanık olmadık, tam tersine güzel olan her şeye hasret bırakıldık!...” diye dile getirmekteler tepkilerini… Avrupa’dan iki katı ücretle ithal edildiği belirtilen doğalgaz fiyatına son iki yılda yaklaşık %60 oranında zam yapılırk…

ÇOCUK İSTİSMARI

Ailelerin ve sosyal çevrenin çocuk üzerinde uyum göstermesi gereken konuların başında çocuk istismarı gelmektedir. Sosyal uyum ile ilgili çalışmalar, ailenin çocuk üzerindeki ilk etkilerinin son derece önemli olduğunu göstermiştir. Evlerinde yakın bir ilgiyle demokrasinin birleştiğini gören çocuklar, özgür ve arkadaşlarıyla ilişkilerinde daha etkin, daha girişken, yaratıcı fikirler ileri sürebilen, fikirlerini serbestçe söyleme eğiliminde görülen çocuklar olmaktadırlar. Buna karşılık daha sert bir denetim altında tutulan ya da eğitim yöntemleri değişken olan ailelerde büyüyen çocuklarda ise, karşı çıkma ve saldırganlık gibi yollarla kendini kabul ettirmek istemekte ve kendi iç dünyalarını açıklamakta zorluğa uğramaktadırlar. Gerek evde gerek çevre k…

SİİRT’İN TANITIMINA ÖNEMLİ BİR KATKI VE VEFA (1)

Köklü bir tarihi, zengin bir kültürü, harikulade güzel ve bakir bir doğası olan ancak bir türlü yeteri kadar tanıtımı yapılamayan ilimizi birileri sessiz sedasız bir şekilde tanıtmaya devam ediyor. Bu kişilerden birisi de, yaklaşık 20 yıldan beri her yaz dönemini kızgın ve yakıcı güneşin altında, toz toprak içerisinde kazı çalışmalarını sürdürerek Milattan Önceki tarihimizi aydınlatan Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç.Dr Haluk Sağlamtimur’dur. Doç. Dr. Sağlamtimur’un kazı çalışmalarına değinmeden önce bunlara ilişkin son bir gelişmeyi anlatalım. Amerika’nın dünya genelinde bilim çevreleri tarafından saygınlığı kabul edilen ART NEWS dergi ve sitesi son on yılın en önemli kazılarını belirlemek ü…

MİSBAH YILMAZ DİYOR Kİ; DEPREMİN ŞAKASI OLMAZ

İnsanların hayatlarında karşılaşacakları en büyük tehlikeler doğal afet dediğimiz sel, heyelan, çığ ve deprem gibi felaketlerdir. Bunların çoğunu tamamen önlemek mümkün değildir. Ancak bunların bize verecekleri zararları biraz olsun azaltmak mümkün. Bunu da alacağımız tedbirler ve hayatımızı buna göre yönlendirme ile sağlarız. Deprem bu felaketlerin en başında bir afettir.Depremi önlemek mümkün değil, hatta önceden de tahmin etmekte.Ancak depremin nerede olabileceğini bilmek  artık mümkün.Çünkü bilim eski yıllardaki bilim değildir.Yer altında kilometrelerce derine inilerek inceleme yapılabiliyor. O derinlikte ki zeminin yapısı araştırılıp analizleri gerçekleştiriliyor.Bu analizler doğrultusunda depremin olma ihtimalleri ortaya çıkarılıyor. Bi…

İLİMİZİN KADERİ DEĞİŞMİYOR

Yine sonbahar geldi, yine hüzün mevsimi misali yine yeni bir yılın ilk il koordinasyon kurulunda bir önceki yılın genel bir değerlendirilmesi yapıldı.Ve yine içimizi bir burukluk bir üzüntü kapladı.Çünkü yine bir önceki yılın yatırımları tamamlanamamıştı.Yani yatırım fakiri bir memlekete ister hasbel kader isterse birilerinin çabaları ile gelen yatırımlar, görevini layıkıyla yerine getirmeyen bazı kendini bilmezlerin tutumu yüzünden gerçekleştirilemedi. Hem de öyle az buz bir oranda değil. Toplantıya başkanlık eden Vali vekili Zihni Yıldızhan teamüllere aykırı olarak yatırımların fiziki gerçekleştirme oranlarını vermedi, ancak nakdi gerçekleşme oranlarını verdi. Yatırımların nakdi gerçekleşme oranı geçen yıl ancak %76 olmuş. Yatırım ödene…

DEPREME NE KADAR HAZIRLIKLIYIZ?

Elazığ Sivrice merkez üssü 6.8 büyüklüğündeki deprem bir kez daha ülke gündemine depreme hazır mıyız? Sorusunu getirdi. Sadece Elazığ değil Türkiye'nin büyük bir bölümü deprem bölgesi. Biz de Siirt ve Siirtliler olarak acaba depreme hazır mıyız? Acaba Siirt Kurtalan veya diğer ilçelerde özel binalar, okullar, hastaneler ve kamu binaları deprem açısından yeterli güvenliğe sahip mi? Ruhsatı olan olmayan binalar, kaçak olan binalar kaç adet? Altyapılar, üst yapılar güvenli mi? Bunun gibi birçok soru vatandaşlar tarafından Elazığ’da yaşanan depremle birlikte tekrar sorulmaya başlandı. Elazığ'da yaşanan deprem sonrası acaba ilimizde yeterli düzeyde ambulans, umke araçları, kurtarma ekipleri ve yeteri derecede toplanma alanları var mı sorusu tekrarda…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ