


Toplumların huzuru ve geleceği, yöneticilerin adalet anlayışı ve sorumluluk bilinciyle doğrudan ilgilidir. Çünkü yöneticilik; yalnızca bir makamda oturmak, yetki sahibi olmak veya günü kurtarmak değildir. Aksine, insanların hakkını gözetmek, sorunlarına çözüm üretmek ve topluma hizmet etmeyi görev bilmektir. Makamlar gelip geçicidir; geriye kalan ise adaletle bırakılan güzel izlerdir.
Nasih Oran kaleminden : Günümüzde insanlar, yöneticilerden sadece söz değil; samimiyet, dürüstlük ve adalet beklemektedir. Bir toplumun güçlü olması, yalnızca ekonomik gelişmeyle değil; hakkın korunması, liyakatin gözetilmesi ve insanların kendini güvende hissetmesiyle mümkündür. Adaletin olmadığı yerde güven azalır, güvenin olmadığı yerde ise birlik ve huzur zedelenir.
Dinimiz de yöneticiliği büyük bir emanet olarak görür. Bir göreve gelen kimse, bulunduğu makamı kişisel menfaat için değil; insanlara faydalı olmak için kullanmalıdır. Halkın derdiyle ilgilenmek, mazlumun yanında olmak ve hakkı üstün tutmak gerçek yöneticiliğin temelidir.
Ayet-i Kerime:
“Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder…”
Kur’an-ı Kerim 58. Ayet
Unutulmamalıdır ki yöneticilik; makamı korumak değil, adaletle hizmet ederek insanların gönlünde yer edinebilmektir.


