

“Arap Baharı” nın yaşandığı ülkelerden biri olan Suriye’de 8 yılı aşkın zamandır süren iç savaştan kaçıp ülkemize sığınan Suriye’lilerin sayısı yaklaşık 4 milyondur ve onları barındırmak için yaklaşık 40 milyar Dolar harcandığı, en yetkili ağızlarca dile getiriliyor zaman zaman… Suriye’deki DEAŞ terör örgütünü yok etme adına bu ülkeye giren ABD’nin bir hedefi de “Suriye halkını demokrasiye kavuşturmak için mevcut Esad yönetimini bir önce devirmek..” idi ve ülkemiz destek verdi ABD’nin bu hedefine… Aynı ABD’nin komşu ülkede DEAŞ dışında bulunan ve ülkemizin bekası için tehdit oluşturduğu ifade edilen terör gruplarına silah ve malzeme yardımında bulunarak müttefiklik ve stratejik ortaklık ruhuna aykırı bir davranış sergilediği gibi, 15 Temmuz’da ülkemizi ele geçirmeye kalkışan bir hainin yargılanmak üzere ülkemize gönderilmesine yönelik sayısız başvurumuzu dikkate almadı ve bu tutumunu sürdürmektedir halen…
Rusya’dan S-400 füzelerini satın almamızı hazmedemeyen ABD’nin sözde Ermeni soykırımını öngören öneriyi kabul etme yanı sıra ekonomik yaptırımlar uygulamakla tehdit ettiği de unutulmuş değil… Yıllardan beri müttefik ve stratejik ortak olarak gördüğümüz emperyal ülkenin sergilediği tutum, uçağını düşürdükten aylar sonra ilişkilerimizi tazelemeye çalıştığımız Rusya ile daha çok yakınlaşmaya sevk etti ve Suriye konusuna siyasi bir çözüm bulmak için kendisi ve İran ile birlikte hareket etme noktasında uzlaştık aylar öncesinden…
Bölgedeki gelişmeler Siirt’te de kamu oyumuz tarafından dikkatle takip ediliyor ve bir araya gelinen yerlerde görüşlerini belirten bazı hemşerilerimiz; gerek ABD ve gerekse Rusya ile olan ilişkilerimize yönelik değerlendirmelerde bulunurlarken; “Ülkemiz, uzun yıllardan beri bizlere müttefik ve stratejik ortak diye ifade edilen ABD’den hiçbir istifadesi olmamış, ama sayısız zararlar görmüştür. Ülkemizi ele geçirmeye kalkışan bir hainin yargılanmak üzere gönderilmesi taleplerine kulaklarını tıkayan ve barındırmayı sürdüren bu ülkenin sergilediği diğer olumsuzluklardan söz etmeye gerek bile yok... Bir haini bizlere iade etmeyen ABD ile bir türlü ipleri koparamıyoruz ve hatta bir ara ülkelerimiz arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolara ulaştırılması için gayret gösterileceği belirtiliyordu… kendisiyle olan ilişkilerimizi tırmandırmaya çalıştığımız Rusya’ya gelince, Suriye için kendisi ve İran ile birlikte hareket etme mutabakatına varmamıza rağmen, İdlib’te İran ile birlikte Suriye rejimine destek veriyor ve Suriye rejiminin artan saldırılarında ölenlerin sayısı artarken ülkemize doğru yeni bir göç dalgası tehlikesiyle karşı karşıya kalmış bulunuyoruz.. Gün ışığında olan gerçekler doğrultusunda bu nasıl işbirliği diye kafa yormamak mümkün mü? Anlaşılacağı üzere her iki emperyal güç bizimle samimi değiller ve bu gerçeği görmeyen göz kalmamıştır…” diyorlar özetle ve bu tespitlerine katılamıyorum diyemem maalesef!
Metin Arıtürk
