

Önemli sorunlarla boğuşulan bir süreçten geçiliyor. Suriye’nin İdlib’indeki durum, Libya’daki gelişmeler, kendilerine ekmek kapısı aralanmasını bekleyen milyonlarca vatandaşımız, ücret dengesizliğinden yakınan asgari ücretlilerle diğer dar gelirliler ve benzeri nedenlerin yol açtığı üzüntünün, Elazığ’daki depremle doruğa ulaştığını, hemşerilerimin ifadelerinden anlıyorum.
Hemşerilerimin her halükarda depremzedelere yardım elini uzatacaklarına inancım tamdır. Her ne kadar insanca yaşam koşullarında umduklarını bulmamışlarsa da deprem afetine maruz kalanlara yardım etmek için imkânlarını zorlamaktan kaçınmayacaklardır. Depremin yaşanmasından hemen sonra yurdumuzun birçok yerinde depremzedeler için başlayan yardım etme seferberliği devam ediyor ve Siirt AFAD’ın da hemen kolları sıvadığı öğrenildi.
Elazığ’da meydana gelen deprem, ülkemizin her noktasında deprem kuşağında olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermiştir ve bu bakımdan bundan böyle yaşanacak olası depremlerin en az can kaybı ve hasarla atlatılmalarına yönelik önlemlerin gecikmesiz şekilde ela alınmaları gerekmektedir. Son zamanlarda yurdumuzun birçok noktasında meydana gelen depremlerde can kaybı yaşanmazken, Elazığ’daki depremde can kaybının yaşanması deprem korkusunu doğal olarak büyütmektedir. İlimizin birinci derece deprem kuşağında yer aldığı dile getirildiğinden hemşerilerimiz; “Allah korusun Siirt’te 6 büyüklüğünde bir deprem yaşanacak olursa taş üstünde taş kalmayacak..” diye de endişelerini dile getiriyorlar.
Siirtli hemşerilerimin de duygularına tercüman olarak Elazığ’daki depremde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet, yakınlarına ve tüm ülkemize başsağlığı, tedavi altına alınan yaralılara da acil şifalar diliyor ve ölü sayısının artmaması niyazında bulunuyorum.
Yusuf Salih Arıtürk
