

… Ülkemizde de halk sağılığının teminat altına alınmasını öngören Anayasal hükümler olmakla birlikte çekilmekte olan sıkıntıları asgari düzeyde bırakacak uygulamalar devreye sokulamıyor maalesef…
1961 ve 1982 Anayasalarımızda sağlık hakkı temel haklar arasında değerlendirmiştir, uluslararası insan hakları normlarını da göz önünde bulunduraraktan… Ne var ki, son yıllarda sağlık kurumlarının yaygınlaşmasına, gerekli sağlık personelinin sayısındaki artışa rağmen vatandaşlarımız sıkıntı yaşıyorlar önemli konuda… Genel Sağlık Sigortası primlerini ödemeyen yaklaşık 5 milyon yurttaşımızın 31 Aralık 2019 tarihinde borçlarını ödeme, ya da yapılandırmaması yüzünden tedavi göremeyecekleri belirtilirken, 1 yıl daha süre tanınarak 31 Aralık 2020 gününe kadar işlem yapmalarına olanak tanındı ise de kararın uygulamasına yönelik açıklamalar, insan sağlığının teminat altında olmadığı gerçeğini gözler önüne sermiştir bir kez daha… Çünkü prim borçlarını ödeme tarihi bir yıl ertelenen bu insanlarımıza; devlet hastaneleri ile devlet üniversitelerine ait hastanelerde muayene olma imkanı tanınırken, ilaçlarını eczanelerden parasız almaları hakkı verilmiş değil… Muayene ücretlerin de ayrıca kendilerine mahsup edilmiş olacak ve bu arada içlerinden bazılarının hastanelerde yatmalarının kaçınılmazlık arz etmesi durumunda kendilerine nasıl bir işlem uygulanacağına açıklık getirilmemiş gözlemlendiği kadarıyla…
İnsan sağlığını her şeyden önemli addeden bazı ülkeler, sağlık hizmetlerinin tümünü bedava veriyorlar ve bazı ülkeler ise rayına oturttukları sistemlerle yakınmasına meydan vermiyorlar hiçbir vatandaşlarının…
Şu bir gerçektir ki, devletlerin en önemli öncelikleri; halklarının sağlığı ile eğitimine sahip çıkmalarıdır ve bu iki beklentiyi en iyi şekilde icra eden ülkeler, sağlıklı kalkınmayı kucaklama hedefine ulaşıyorlar haliyle… İnsan sağlığının taşıdığı çok büyük önemi yıllar önce Kanuni Sultan Süleyman hasta yatağında; “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi/Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi…” sözleriyle dile getirerek uyardığı halde bu sözün sahibi olan bizler, bir çok ülkenin gerisinde kalıyoruz insan sağlığına gereken önemi vermede…
Genel Sağlık sigortası primlerini ödemeyen ve sayıları yaklaşık 5 milyon olarak ifade edilenlerin, bu konuda ihmalkar davrandıkları kanaatinde değilim başkaları gibi… İmkanları olsaydı mutlaka prim borçlarını yatırarak kendilerini ve bakmakla yükümlü aile fertlerini sıkıntıya sokmayacaklardı mutlaka… Demek ki ödeme gücüne sahip değiller ki, tehlikeye atmak mecburiyetinde kalıyorlar sağlıklarını… Bu konunun bir kere daha gözden geçirilerek 5 milyon insanımızın mağduriyetini sonlandıracak uygulamalarda karar kılınmalı diyerekten dikkatini çekiyorum etkili ve yetkililerin!...
Nasıl da Alkış Tutmuşlardı
Ülkelerini İşgal Edenlere
Ortadoğu’daki senaryoların yeni bir halkasını teşkil eden malum ABD-İran gerginliğinden söz edilen bir sohbet meclisinde, yıllar önce Irak’ın işgal edilmesine yönelik dile getirilen gerekçelere de değinilerek; “Irak’lılar İkinci Körfez Savaşı esnasında ülkelerini işgal eden ABD’li askerleri alkışlayarak karşılamışlardı..” ifadelerine de yer verildi. ABD’nin, çok tehlikeli bir ülke olduğunun bilinmesine rağmen, kendisiyle işbirliği yapanlar olduğunun da dile getirildiği sohbette, o dönemi çok iyi hatırlayan bir hemşerimiz; “Irak’ın kimyasal silah ürettiğini iddia edenler, diktatör olan Saddam Hüseyin’i de devirerek Irak halkını demokrasiye kavuşturacaklarından dem vuruyorlardı ve tüm bu söylenenlerin gerçek dışı olduğu zamanla anlaşıldı ama komşu ülke parçalandı gitti… Yine o dönemlerde Irak’ın kimyasal silah kullanacağından ve bu ülkeye olan yörelerimizin de böyle bir saldırının hedefi olabileceğinden söz edildiği için, korunmak adına kapı aralıkları ile pencerelerin kenarlarını bantladığımızı mutlaka benim gibi anımsayanlar vardır… Dillendirilen bu söylemin de gerçekle bağdaşmadığını ve birilerinin bu iddiayı bilinçli şekilde seslendirdiği görüşünü paylaştı çoğu hemşerimiz…” diyerek ABD’nin ne denli tehlikeli olduğunu vurguladı.
Irak’ta sular durulmuyor ve ülkelerini işgal eden ABD’lileri alkışlayan Irak’lıların pişmanlık duydukları belirtiliyorsa da bu pişmanlığın kıymeti harbiyesi yoktur. İşte pişmanlık duyduğu söylenen Irak’ın parlamentosu, bir müddet önce ABD ile İran arasında yaşanan olaylar sonrası aldığı “Ülkemizde bulunan yabancı birlikler çekilsin” kararı da, bir işe yaramayacak gibi. ABD Başkanı Trump’un yaptığı açıklamalardan birinin; “Buradaki üslerimiz milyar dolarlara mal oldu, zararımızı karşılayın” şeklindeki sözlerinin, alınan kararın umursanmayacağı anlamına geldiğini bilmeyen yoktur sanırım. ABD’nin başka ülkelerde de üsleri ve askerleri bulunmaktadır. Irak parlamentosunun aldığı karar nedeniyle Başkan Trump’un yaptığı açıklama,.bu nedenle oldukça düşündürücü.
Ortadoğu’da devreye sokulan ABD senaryolarının hedefi bellidir ve bu hedefi saptırmaya yönelik kimi zaman ileri sürülecek gerekçelere, bölge coğrafyasında yer alan ülkelerin bundan böyle olsun itibar etmemeleri menfaatlerinin gereğidir.
Yusuf Salih Arıtürk
