

Halkımıza vaat edilenlerin lafta bırakıldığı gerçeğini görenlerin, her geçen gün refahtan biraz daha uzaklaşmaya yönelik tepkileri tırmanıyor şimdi… Özellikle, zorunlu ihtiyaç kalemlerinin fiyatlarına yansıtılan aşırı zamlar sıkıntıya sokuyor halkımızı ve bu gerçeğin umursanmadığı görüşünü paylaşanlar, yerel seçimler öncesi dile getirilen iki söyleme atıfta bulunarak; “Her şey çok güzel olacak ve bu söze karşılık olarak da daha güzel olacak denilmişti ama ne çok güzel şeylere, ne de daha güzel şeylere tanık olmadık, tam tersine güzel olan her şeye hasret bırakıldık!...” diye dile getirmekteler tepkilerini…
Avrupa’dan iki katı ücretle ithal edildiği belirtilen doğalgaz fiyatına son iki yılda yaklaşık %60 oranında zam yapılırken, elektriğe de benzer oranda zam yapıldı ve “Her şey çok güzel olacak” denildiği halde, 16 milyon yurttaşımızın yaşam kavgası verdiği İstanbul’umuzda ulaşım ücretlerine “Maliyetlerdeki artış” gerekçesiyle bu ayın 10’undan itibaren yürürlüğe sokulan %35’lik zam oranı, halkımızın mutsuzluğunu katmerleştirdi derken, Marmaray için de aynı oranda uygulanan zam oranına yönelik kararı Ulaştırma Bakanlığının değil, İBB’ye bağlı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) nin aldığı açıklamasının yapıldığını da vurgulamak isterim ayrıca…
İğneden ipliğe zam görmeyen hiçbir ihtiyaç kalemi kalmazken yurttaşlarımızın ekonomik sıkıntıları eşit koşullarda göğüsleyebilmesine yönelik hiçbir önlem alınmış değildir maalesef… Artan hayat pahalılığının birinci derecedeki mağdurları milyonlarca işsiz vatandaşımızdır elbet ve bu insanlarımızın atıl durumdaki güçlerinin ne zaman ekonomiye kazandırılabileceği noktasında bir tahmin yapma olasılığımız yok şu anda… Yine milyonlarca yurttaşımız da milli gelir dağılımındaki adaletsizliğin ve bu adaletsizliğin en önemli halkasını teşkil eden ücret dengesizliğinin mağduriyetini çekiyor halen… Ücretlere yüzde üzerinden yapılan artış oranının “Çok alana çok, az alana az” uygulamasıyla gerçekleştiriliyor olması, söz konusu mağduriyetin umursanmadığının açık delilidir ve hiçbir söylem değiştiremez bu gerçeği… 15-20 bin TL ücret alanların ücretlerine yapılan %5’lik artış ile bin-ikibin, ya da 3-4 bin TL alanların ücretlerine aynı oranda sağlanan artış sonucu ücret dengesizliğinin daha da büyüdüğü gerçeğinin aksi söylenebilir mi hiç?..
Her toplumun önceliği; huzur içinde insanca yaşam koşullarına kavuşmaktır ve ülkemiz halkına bunları vaat edenlerden hiç birinin sözünde durmadığını söylemek, haksızlık teşkil etmez kendilerine… İktidarı yanı sıra muhalefetin de, yani ülke yönetiminde söz sahibi olan herkesin vebali vardır bu önemli olumsuzlukta… Şayet seçim meydanlarında vaat edilenlerin onda biri dahi yaşama geçirilmiş olsaydı, asgari düzeyde kalacaktı çekilen sıkıntılar… Ne var ki seslendirilen güzellikler gerçekleştirilememiş ve “Güzel”e hasret bırakılmıştır halkımız…
Üzülerek belirteyim ki, vaatler yerine getirilmediğinden; her şey daha zamlı, her şey çok daha zamlı bir yaşama mahkum edilmiştir vatandaşlarımız ve sayelerinde yüce makamlara ulaşanlar, tırmanan kırgınlıkları önemsemeliler artık!..
METİN ARITÜRK
