


Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)’e bağlı Basın Yayın İletişim Ve Posta Emekçisi Sendikası (Haber-Sen) olarak bugün Siirt PTT Başmüdürlüğünde uzun süredir devam eden, baskı, mobbing, keyfiyet ve usulsüzlükleri anlatacağız.
Siirt PTT Başmüdürlüğünde emekçilerin hizmet üretirken yaşadığı sorunlara idare tarafından kulak tıkanmıştır. Araç ihtiyacı olan dağıtıcının araç talep eden dilekçesi cevapsız kalmıştır. Engelli tuvaleti olmadığını tespit ederek idareye bildiren dilekçe cevapsız kalmıştır. Gişelerde, dağıtım cihet alanında yaşanan sorunları bildiren dilekçeler cevaplanmamıştır. İdareye verilen hiçbir dilekçe idare tarafından cevaplanmamıştır. İdare bu sorunları değerlendirip çözüm üretmek yerine bu sorunlar yokmuş gibi, emekçiler bu sorunları yazılı-sözlü iletmemiş gibi davranarak emekçileri adeta ciddiye almamıştır. Dilekçe hakkı kanuni bir haktır. Emekçilerin idareye dilekçe vermesi yaşanan sorunları yazılı iletmesi idarenin çözüm üretmesi beklentisi ile verilir. İdareciler dilekçelere keyfi değil, kanunların belirttiği şekilde işlem yapmalıdır. Emekçilerin dilekçe verme, bilgi alma hakları açıkça engellenerek suç işlenmiştir. İdareciler bu hakkın kullanılmasını keyfi şekilde engelleyerek suç işlemişlerdir!
Değerli basın emekçileri!
Değerli PTT Emekçileri!
Siirt PTT Başmüdürlüğü, emekçilerin görev tanımında olmayan dayatmalar uygulamaktadır. Emekçilere mobbing uygulamaktadır. Personel eksikliğinden kaynaklanan iş yükü mevcut personelin sırtına yüklenerek her emekçiden yapabileceğinden fazla iş yapması istenmektedir. Durmadan artan iş yükü karşısında zorlanan emekçilere ise soruşturmalar açılmakta cezalar verilmekte, ya da emekçiler disiplin cezası almak ile tehdit edilmektedir. Bir çalışandan yapabileceğinden fazla iş istemek kanunlara mahkeme içtihatlarına ve teamüllere aykırıdır! Hiçbir idare, hiçbir yönetici görev tanımı dışında ya da yapabileceğinden fazla işi çalışandan talep edemez! Buna kanuni bir hakkı yoktur! İnsani olarak ta bunun adı baskı uygulamaktır, mobbingdir!
Siirt PTT Başmüdürlüğünde sorunlar bunlarla bitmiyor. PTT Başmüdürü Abdurrahman AYGÖL, bir dönem temsilcisi olduğu sendikanın, hala temsilcisi sözcüsü gibi davranmaya devam etmektedir. Tüm sendikalara eşit mesafede olması gerekirken, bir sendikaya ve üyelerine ayrıcalıklar tanımaktadır. İş barışını açıkça bozmaktadır. Sendikamız üyelerinin bazı usulsüzlükleri yazılı-sözlü idareye iletmesinden rahatsız olan Başmüdür, toplantılarda tüm emekçilerin önünde sendikamız üyelerini suçlayıcı dille rencide etmiştir. “Çalışmamızı engelliyorsunuz!” diyerek itham etmiştir. Başmüdüre soruyoruz; Hukuksuz işlemlere itiraz etmek, çalışmayı engellemek midir? İşletmenin yönetmeliklere uygun şekilde yapılmasını talep etmek çalışmayı engellemek midir? Üyelerimiz usulsüzlüklere göz yummadığı için neden suçlanmıştır? Hukuksuz işlemleri idareye bildirdiği için toplantılarda neden rencide edilmiştir?
Başmüdür, bizzat dedikodu ve ispiyonculuk yapan kimseleri dinlemekte, dedikodu kültürünü emekçiler arasında kendisine bilgi akışı sağlamak için kullanmaktadır. Dedikodu davranışı bir işletmede emekçiler arasındaki tüm bağları koparan iş barışını bozan, kültürel yozlaşmaya neden olan olmaması gereken bir davranış biçimidir. İdarecilerin şeffaf davranarak dedikodu yerine toplantılarda sorunları herkesin önünde açıkça konuşarak, herkese adil davranarak, bu istenmeyen davranışı ortadan kaldırması gerekir.
Abdurrahman AYGÖL, Siirt’te yurttaşlara verilen hizmeti daha nitelikli hale getirmek için çabalamak, yerine, emekçilerin çalışma koşullarını iyileştirmek yerine onların iş hayatını çekilmez hale getirmek için çabalamaktadır. PTT Başmüdürü emekçilere memuriyet adabına yakışmayacak ifadeler kullanarak, kahve ağzı ile argo ifadeler ile konuşarak emekçileri rencide edecek davranışlarda bulunmuştur. Bu konuda tutanaklar mevcuttur. Soruyoruz; Siirt PTT Başmüdürü Abdurrahman AYGÖL, bu cüreti nereden almaktadır? Emri altında çalışan emekçilere haddini aşan bu davranışları sergilerken, suç işlediğini bildiği halde, bu suçu neden defalarca işlemeye devam etmiştir? Sendikamız bu konuda gereken bütün mücadeleyi verecektir. Hiçbir emekçinin bundan şüphesi olmasın. Nasıl ki emekçilerin görevleri, mesai içerisinde uyması gereken kurallar varsa, idarecilerin de uyması gereken kurallar vardır. İdareciler sınırsız bir yetkiye sahip midir? Elbette değildir! İdarecilerin de mesai içerisinde uyması gereken kurallar vardır. Bu kurallar kanunlarla belirlenmiştir. Siirt PTT Başmüdürü Abdurrahman AYGÖL, kendini kanundan muaf sınırsız bir yetkiye sahip zannediyor olacak ki, keyfi davranışlarda bulunma da, emekçiye hakaret etmekte, mobbing uygulamakta, iş barışını bozmakta hiçbir sınır tanımıyor!
Sendikamız Haber-Sen, Siirt PTT emekçilerini üye olsun, ya da olmasın ayırt etmeksizin savunmaya devam edecektir! Onların sorunlarını kendi sorunu olarak sayarak çözümü için gerekli bütün mücadeleyi verecektir. Bu sorunları PTT Genel Müdürlüğü’ne, Ulaştırma Bakanlığı’na, TBMM’ye yargıya taşıyacağımızdan ve sonuç alıncaya kadar da mücadele edeceğimizden hiçbir emekçinin şüphesi olmasın!
Bizler nitelikli kamu hizmeti istiyoruz! Liyakat istiyoruz! İş barışı istiyoruz! Güvenceli personel istihdamı, güvenli işyerleri istiyoruz! Şeffaf ve adil herkese eşit mesafede idare istiyoruz! PTT’de bu sorunlar çözülene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz! PTT Emekçileri şunu iyi bilsinler ki, Haber-Sen varsa, hiçbir PTT Emekçisi yalnız değildir! PTT’nin liyakatsiz yöneticilerin elinde yıllardır zarar üstüne zarar ettiği, PTT emekçilerinin sağlığı bozulacak kadar baskı ve mobbinge maruz kaldığı, keyfiyetin kanun tanımazlığın ayyuka çıktığı PTT de, emekçiler mutlu değil! Biz PTT emekçileri, ne emeğimizin karşılığını alabiliyoruz, ne de işten eve mutlu dönebiliyoruz. Fakat bu böyle gitmez! PTT emekçilerinin artık dayanacak gücü kalmamıştır!
Bugün Siirt PTT’de yaşananlar, aslında tüm ülkede PTT emekçilerinin yaşadıklarının öznel bir aynasıdır. Ülke genelinde çoğu PTT emekçisi yukarıda saydığımız sorunlar ile karşılaşıyor. İş hayatının katlanılmaz bir hale gelmesinin sorumluları da, nedenleri de bellidir. Sendikamız bu sorunları her platformda dillendirmekte, bu sorunları raporlar halinde siyasi parti, milletvekilleri ve TBMM’ye taşıyarak kamuoyu gündemine getirmiştir. Fakat bu konuda çözüm merci olanlar hiçbir adım atmamıştır!
Sendikamız mücadelesinden geçmişte nasıl vazgeçmediyse, bugünde vazgeçmeyerek daha güçlü şekilde, daha gür bir ses ile sorunları haykırmaya devam ediyor. PTT Genel Müdürlüğü’ne sesleniyoruz! Siirt PTT Başmüdürlüğünde yaşananlar incelensin! Keyfiyete, emekçilere mobbinge son verilsin! Bütün hukuksuzluklar tespit ederek gereken yapılsın, suç işleyenler cezalandırılsın! Sendikamız Siirt PTT emekçilerinin yaşadığı sorunların, maruz kaldıkları hukuksuzlukların takipçisi olacaktır. Sonuç alıncaya değin mücadele edecektir!


