


Dernek Başkanı Adnan Sevgili imzasıyla yapılan açıklama da bu tür ürünlerin çocukların sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi.
Açıklamada şu görüşlere yer verildi “Çocuklarımızın Çantasında Koku Değil, Sağlık Olmalı!
Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklarımızın kullandığı kokulu silgi, kalem, defter, oyun hamuru ve benzeri kırtasiye ürünleri artık ciddi biçimde ele alınması gereken bir çocuk sağlığı meselesidir.
Özellikle anaokulu, 1. ve 2. sınıf öğrencileri; kullandıkları ürünleri ellerine, yüzlerine ve ağızlarına götürebilmekte, kokulu ürünleri ise tekrar tekrar koklayabilmektedir. Uzmanlar; bazı kokulu kırtasiye ürünlerinin içerdiği uçucu bileşikler, boyalar ve plastikleştiricilerin alerjik reaksiyon, cilt tahrişi, baş ağrısı, öksürük ve solunum şikâyetlerini tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.
Geçmiş yıllarda bazı uzmanlar, özellikle kokulu silgi ve benzeri ürünlerdeki maddelerin çocuklarda kokuyu tekrar tekrar arama davranışına ve bağımlılık potansiyeline ilişkin endişelerini de dile getirmiştir.
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
Çocuklarımız tüketici değil, korunması gereken neslimizdir.
Bir ürünün renginin, şeklinin veya güzel kokmasının; çocuğun sağlığından daha önemli hale gelmesine izin verilmemelidir
Taleplerimiz nettir:
* Anaokulu ve ilkokullarda kokulu kırtasiye ürünlerinin kullanımına ilişkin açık ve bağlayıcı düzenlemeler yapılmalıdır.
* Okullarda kullanılacak kırtasiye malzemelerinin içerik ve güvenlik denetimleri artırılmalıdır.
* Veliler ve öğretmenler, özellikle küçük yaş gruplarında kokusuz ve güvenilir ürünlerin tercih edilmesi konusunda bilinçlendirilmelidir.
* Piyasada çocukların ilgisini çekmek amacıyla üretilen aşırı renkli, kokulu ve içeriği belirsiz ürünlere yönelik denetimler sıklaştırılmalıdır.
* Ürünlerin üzerinde kullanılan kimyasal maddeler ve yaş grubu uygunluğu konusunda açık, anlaşılır ve denetlenebilir etiketleme zorunlu hale getirilmelidir.
Çocuklarımızın eğitim ortamı; kimyasal kokuların, kontrolsüz ürünlerin ve ticari kaygıların değil, sağlıklı bir geleceğin ortamı olmalıdır.”
Açıklamanın son bölümünde Çocuklarımızın sağlığı üzerinden hiçbir ticari kazanca göz yumulmaması gerektiğine vurgu yapıldı..

