


YENİ EVLİ GENÇLERE
HATTA YILLARDIR EVLİ OLANLARA
Evliliğin başlangıcını bozan en tehlikeli şey; erkek veya kadın fark etmeksizin, eşlerden birinin kalbinde tartışmaya hazır bir ruh haliyle evliliğe girmesidir.
Sanki evlilik bir sevgi ve merhamet üzerine kurulan sağlam bir sözleşme değil de bir savaş gibidir.
Sanki amaç huzur bulmak değil de galip gelmektir…
Bu zihniyet, her ne kadar tedbir veya güç gibi görünse de daha ilk andan itibaren ayrılık tohumları eker. Ev huzur bulamaz, aksine çekişme alanına dönüşür. Her biri diğerinin hatalarını sayar, yeni tartışmalara hazırlanır.
Oysa evler böyle kurulmaz, sevgi böyle ayakta durmaz.
Peygamber Efendimizin şu güzel örneğine bak:
Anlaşmazlığı üstünlük fırsatı değil, barış kapısı yapan bir kadın:
"Kadın eşini incittiğinde veya incitildiğinde gelir, eşinin elini tutar ve şöyle der: Allah'a yemin olsun ki sen razı oluncaya kadar gözlerime uyku girmeyecek."
Bu kadın yaraya takılı kalmaz, aksine yumuşatır, ilk adımı atar. Sanki şöyle der: "Biz bu tartışmadan daha değerliyiz."
Hz. Fatıma validemiz ev işlerinde çok yorulmasına rağmen eşine şikâyet etmezdi. Zor şartlarda bile eşi Hz. Ali ile huzurlu bir yuva kurmuştu, mutluluğun kapılarını aralamak için Peygamberin kızı her türlü fedakarlığı yapıyordu eşine çocuklarına karşı.
Bu da bize şunu öğretir: Fedakârlık, evliliğin en güçlü temellerindendir.
Peki Baylar!
Peygamberimizin eşi Hz. Aişe validemiz anlatıyor:
"Resûlullah evdeyken ailesine yardım ederdi; elbisesini diker, ayakkabısını tamir eder, ev işlerinde ailesine yardımcı olurdu."
(Buhârî)
Bu davranış, sadece yardım etmek değil; eşine değer verdiğini gösteren ince bir merhametti. Çünkü evlilikte bazen büyük sözler değil, küçük davranışlar kalpleri birbirine yaklaştırır.
Bir Başka Duygusal Örnek
Bir gün Hz. Safiyye validemiz bir sözden dolayı üzülüp ağlamıştı. Hz. Muhammed sallallahualeyhivesellem onun gözyaşlarını sildi, teselli etti ve gönlünü aldı.
Hz. Safiyye bint Huyey validemiz bir yolculukta devesinden inerken zorlanmıştı. Peygamber Efendimiz sallallahualeyhivesellem dizini koyarak onun inmesine yardımcı oldu.
Hz. Safiyye validemiz de bu ilgi ve merhamete karşılık büyük bir sevgi ve saygıyla karşılık verdi. Şımarmadı, ipleri elimemi alıyorum diye düşünmedi. Bu da evlilikte karşılıklı inceliğin önemini gösterir.
Bu davranışlar bize şunu öğretir:
Bazen bir eşin gözyaşını silmek, uzun tartışmalardan daha değerlidir…
Bazen bir teselli, bir yuvayı ayakta tutar…
Peygamberimizin Evlilikteki Altın Ölçüsü
Hz. Muhammed sallallahualeyhivesellem şöyle buyurmuştur:
"Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım."
(Tirmizî)
Sonuç
Kadın yumuşadığında yuva huzur bulur
Erkek merhamet gösterdiğinde sevgi büyür
İkisi de fedakâr olduğunda evlilik güçlenir
İşte Peygamberimizin öğrettiği evlilik budur:
Haklı çıkmaya değil…
Kalp kazanmaya çalışan bir evlilik…
Merhametin hâkim olduğu bir yuva…
Sevginin büyüdüğü bir hayat…
İşte fark burada…
Evliliği bir savaş alanı görenlerle, huzur yuvası görenler arasındaki fark
Birincisi ruhu yorar, sevgiyi yavaş yavaş söndürür.
İkincisi ise evliliğin asıl hikmetini yaşatır:
Şifa olan bir merhamet…
Acı veren bir savaş değil.


