

ZENGİNLERİMİZ NEREDE? SİİRTLİ YALNIZCA KUZU VE UYSAL MI?
Türkçede güzel bir deyim var;”Boş lafla peynir gemisi yürümez” diye.
Ben bunu Siirtliliğe uyarlamak istiyorum. “Boş lafla, Siirtli olunmaz “ Hele hele işine geldiği zaman Siirtililiğini kullanarak maddi veya başka bir şekilde menfaat temin ederek Siirtli hiç olunmaz.
Siirtli olmanın bir anlamı ve bir bedeli vardır. Herkesin bu bedeli ödemesi gerekiyor. Kimi parasıyla, kimi bedeni ile bu bedeli ödemelidir. Bu ikisini de yapamayanlar bu konularda çaba harcayanlara dua etmelidirler.
Ama gelin görün ki, durum hiçte böyle değil. Siirtliliğini kullanarak en fazla menfaat temin edenler, Siirt ve Siirtlilerle ilgili bir konu olduğunda ortadan kayboluyor ve Siirtliliklerini unutarak, üç maymunu oynamaya başlıyorlar.
O işi yapmak, gerçekten Siirt’e gönül vermiş, ona sevdalı bir ya da birkaç kişiye kalır. Bunlar bütün mal varlıklarını bu işe harcamaktan çekinmez ve hatta belki sağlıklarını bile bu uğurda kaybederler.
İşte iki örnek. Böyle olmasaydı ilimizin dış dünyaya açılan tek penceresi, halkımızın gözü kulağı olan Kanal 56 Televizyonuna şimdiye kadar sahip çıkılır ve yalnızca Nejdet Kuzunun omuzlarına bırakılmazdı.
Kuzu’nun bu televizyonu yaşatmak için yaptığı hadsiz hesapsız maddi ve manevi fedakarlıkların en yakın şahidiyim. Bu uğurda ne kadar çok mal varlığını elden çıkarmak zorunda kaldığını bir ve bir ben biliyorum.
Bir diğer örnek İstanbuldan. 17 yıl önce bu ilimizde kurulan Siirt İstanbul Spor kulübü başkanı emekli eğitimci Nejdet Uysal 17 yıldan beri bu sorumluluğu üstlendiğini belirterek artık maddi ve manevi olarak yoruldum diyerek yerine yönetici arıyorum diyor.
Ama Kanal 56 Tv örneğinde olduğu gibi bu işi üstlenebilecekler ortadan kaybolmuşlar.
Şimdi soralım Siirtli olarak yalnızca Kuzu ve Uysal mı var? Hani zenginlerimiz, hani Siirt denilince mangalda kül bırakmayanlar?
