

Bazen elimde olmadan düşünüyorum, kötümser olmak istemiyorum ama o kadar görmemiz gereken insanları görüp de görmemezlikten geldik ki, uzun süre kör, sağır ve dilsiz olduk.
Dünyayı saran bu virüs belki de gözlerimizin açılmasına, kulaklarımızın duymasına ve sesimizin çıkmasına bir sebeptir diye düşünmeden edemiyorum. Senelerdir savaşın ortasında kalan insanları ve bu insanların minicik yavruların darmadağın olan hayatları, küçük bedenlerin acı çekişini, ellerinden alınan yaşamları... Sadece izledik; ne gördük ne de duyduk ve her konuda olduğumuz gibi duyarsız kaldık , kendimize dert etmedik, hayatımıza rutin bir şekilde sanki hiç bir şey yokmuş gibi devam ettik...
Yanarak ölmeyeceğimizi bile-bile bedenlerimizden veya kalbimizden bir parçanın kopmasını... Açlık ve sefalet içerisinde yaşayan milyonlarca insana gözlerimizi yumup, kulaklarımızı tıkadık. Tek yaptığımız şey ise tüh, vah, kahrolsun sebep olan ifadelerini kullandık... Senelerce sokaklarda korkarak yaşayan sokak hayvanlarının hem aç kalmasından korktuk ve insanların zulmüne maruz kalmasına seyirci kaldık. Öyle değil mi? umarım her şerden bir hayır çıkar sözü gibi olur ve bu dileğin virüse güle-güle , birlik beraberliğe hoşgeldin diyebileceğimiz güzel günlerimiz olur....
Ey Corona, kötü tarafın olduğu kadar iyi tarafında çok oldu ve ülke olarak hiç bu kadar birlik, beraberlik içerisinde sağduyulu olamamıştık, uzun yıllardır siyaset değil, herkesin ortak noktası olan sağlığımızı konuşur olmuştuk, kimse ırk, din, dil ayrımı, siyasi düşünce ayrımı yapmadan birlikteliğe koştu.
Evet, bu birlikteliğimiz senin işine yaramadı ama bütün Dünyaya da ders olarak ülke menfaati ve ülke insanının selameti hiç bu kadar göz önüne gelememişti. Herkes kendine bir ders ve bir pay çıkardı, şimdi geldiğin gibi git korona...
