Yoksulluk ve Savaşların Nedeni Lanet Kapitalizmdir « Siirt'te Net

SON DAKİKA

SİİRT ULUSAL 1. FOTO SAFARİ DEVAM EDİYOR

Eruh Haberleri, KÜLTÜR VE SANAT

Yoksulluk ve Savaşların Nedeni Lanet Kapitalizmdir

Bu haber 31 Aralık 2014 - 12:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Siirt Belediye Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, Siirt Yoksullukla Mücadele, Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nin (SİYODER) bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada, Dünyaya eşit gelen insanların yoksulluğa ve savaşa iten nedenin, lanet kapitalist sistemin olduğunu söyledi.

2013 yılında Siirt Belediyesi öncülüğünde, kentteki yoksulluğu önlemek ve yardıma muhtaç yurttaşlara düzenli olarak katkı sağlamak amacıyla kurulan SİYODER yönetim kurulu, dernek bünyesinde yürütülen çalışmalar ile ilgili olarak Siirt Belediyesi konferans salonunda bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Düzenlen toplantıya, Siirt Belediye Eş Başkanları Belkiza Beştaş Epözdemir, Tuncer Bakırhan, belediye meclisinin DBP’li v AK partli meclis üyeleri, SİYODER Yönetim kurulu üyeleri ve Diyarbakır SARMAŞIK derneği sekreteri Şerif Camcı katıldı.

SİYODER Yönetim Kurulu Üyesi Ferit Epözdemir tarafından, SİYODER’in kuruluşu ve son bir yılda bünyesinde yapılan çalışmalar ile ilgili yapılan sunumun ardından, Diyarbakır SARMAŞIK derneği sekreteri Şerif Camcı, derneklerinin kuruluş amacı ve çalışmaları ile ilgili bilgi verdi.

Bilgilendirme toplantısında konuşan Siirt Belediye Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, Büyük fedakârlıklarla yapılan çalışmalar ile SİYODER’i bu günlere getirenlere teşekkür ettiklerini ve kutladıklarını ifade ederek ‘bu gibi çalışmalar sosyal yaşam açısından çok önemli ve ihtiyaçtır. Sadece göç alan kentlerde değil, köylerde dahi, insanlar yaşadıkları merkezlerde kendi aralarında çevrelerinde bulunan yoksulların, ihtiyaç sahibi insanların, aynı zamanda düzenli bir yaşam sürebilmeleri için büyük sorumluluk sahibi olmalılar’ dedi.

Bünyesinde daha fazla kâr, artı değer ve getiri olan lanet kapitalizmin yoksulluk ürettiğini belirten Bakırhan,  ‘Kapitalizm dünyaya eşit gelen insanların suyunu, havasını, ürünlerini, artı değerini sömürerek, bunu bir güvenlik ve hukuk sistemiyle yaşamlaştırıyor.  Dünyadaki tüm insanların olan ve insanların rahatlıkla yaşayabileceği olanakları çarçur ederek, büyük çoğunluğumuzu yoksulluğa, işsizliğe, sefalette terk etmektedir. Dünyada yaşanan savaşların sebebi de kapitalizmdir. Cumhuriyet kurulurken, orta doğuyu cetveller ile Londra’da, Paris’te, Brüksel’de ve Lozan’da biçimlendirmeyip örmeseydiler 23 adet Arap devleti ve 4 parça Kürdistanı yaramayıp bu günde bir birlerine kırdırtmasaydılar, Türkler, Kürtler, Araplar, daha eşit, huzurlu komşuluk ilişkileri içerisinde birlikte yaşamlarını sürdürebilirlerdi.  Bu gün bu sorunlar yaşanmayacaktı” şeklinde konuştu.

Bakırhan, Vicdanen yoksullukla mücadele edilmesi gerektiğini ifade ederek, ‘Ama bu lanet sistem bu biçimde devam ettiği müddetçe bizim çok yoksullukla mücadele dernekleri kurmamız gerekecek. Dolayısıyla bizim Türkü, Arabı, Kürdiyle birlikte, hiçbir fark gözetmeden, bu sistemin daha adil, paylaşımcı, savaşız ve çatışmasız bir formata girmesini sağlamamız gerekiyor. Orta doğuda yaşananlar ortada. İŞİD neyin mücadelesini veriyor. İslamiyet’tin mi? Sünni Arapların mı? Nasıl bir yaşam vaat ediyor? Kadınların, gençlerin ufak yaşta kız çocukların kafalarının kesildiği bir sistem yanlış kurgulanmış ve organize bir sistemdir. Bu dünyadaki artı değerlerin fazlasını kendisine almak isteyen emperyalist güçlerin bir sistemdir. Bu anlamda yoksullukla mücadele edelim ama savaş, çatışma, yoksulluk üreten ve halkları birbirlerine kırdırtan sistemle de mücadele etmemiz gerekiyor. Bu yapılmadığı müddetçe, bu gün bu sıralarda yoksul olarak oturmayan bizlerin, çocuklarımızın, torunlarımızın yarın yoksulluk yaşamayacağının garantisini veremeyiz. Bir günde insanlar malını, canını kayıp edebiliyor. Şam’ın en zenginleri bu gün, Adanada, Mersinde, Antepte devletin kamplarında makarnayla, kuru fasulyeye muhtaç hale geldiler. Mesele sadece dernekler kurarak çözülmüyor. O yüzden savaş ve yoksulluk üreten bu sistemi tartışmaya açmak gerekiyor. Bu ancak devrimsel değişim ve dönüşümler gerektirmektedir’ dedi.

Dünyada üretilen yer altı ve yer üstü zenginliklerinin, 20 milyar insanın çok rahatlıkla hiçbir şeye ihtiyaç duymadan yaşaya bilmesine yetecek düzeyde olduğunu vurgulayan Bakırhan, ‘Peki, bu kadar imkân varken insanların, yoksulluk, açlık ve işsizliği yaşamasının sebebi ne? İnsanların yeteneksizliğinden kaynakladığı söylenemez. Olanak verildiği takdirde insanlar çok güzel üretimlerde buluna biliyor. Mesele insanın kendisi ile ilgili değil. Yetenekli, birikimli, zeki olan bir insan olsanız dahi, sistemin kimi ne zaman yardım muhtaç hale getireceğini bilmiyoruz. Sarmaşık derneğinin Diyarbakır’da yaratmış olduğu emeğin, değerin örneğinin bütün kentlerde, ilçelerde, beldeler hatta köylerde uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Bizde yerel yönetimler olarak bunu gündemimize alacağız. Bu anlamda SİYODER harcanan emekler ile belirli bir yere getirilmiştir. Ama sadece bizimle sınırlı değil. Siirt’te yaşayan 140 bin insanın yanı sıra, kent dışında yaşayan 400 bine aşkın Siirtlinin esnafın, sanatkârın, memurun, işçinin katkısını alarak, bu kentte dilenci konumuna getirilmek istenen insanları bir avuç kömüre, makarnaya muhtaç etmeyecek bir çalışma yürütmemiz gerekiyor. Sadece yoksulların kendileri yoksul değiller. Bu nedenle bizlerde evinde aş bekleyen, evini ısıtmak isteyen, iş olsa dahi çalışacak imkânı olmayan ailelerinde normal bir yaşam sürdürebilmeleri için üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getireceğimizi belirtiyoruz” dedi.

Yapılan konuşmalar ardından SİYODER bilgilendirme toplantısı, katılımcıların görüş ve önerilerini sunmasıyla sona erdi.

E+ş Ba+şkan Bak¦-rhan, Yoksulluk ve Sava+şlar¦-n Nedeni Lanet Kapitalizmdir (7)-vert

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.